İktisadi kalkınma yazınında geleneksel ölçüt olarak kabul edilen kişi başına düşen reel gayrisafi millî hasıla (), bir ekonomideki üretim kapasitesini yansıtsa da toplumsal refah ve kalkınma düzeyini ölçmede bazı kısıtlara sahiptir. Buna göre, bir ülkede kişi başına düşen reel gelirin artış göstermesine rağmen, kalkınma ve refah düzeyinin aynı ölçüde iyileşmemesinin nedenleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
- AGelir dağılımındaki adaletsizliğin giderek artması
- BÜretim sürecinde ortaya çıkan negatif dışsallıkların maliyetinin hesaplamalara dahil edilmemesi
- Nüfus artış hızının, reel milli gelir artış hızının altında kalmasıAnswer
- DBireylerin boş zamanlarının (leisure) azalarak çalışma sürelerinin ve yoğunluğunun artması
- EÜretim kompozisyonunun savunma gibi doğrudan bireysel refahı artırmayan harcamalardan oluşması
Answer
Nüfus artış hızının, reel milli gelir artış hızının altında kalması, kişi başına düşen gelirin artmasının bir sebebi olup, refahın gelirle aynı hızda artmamasını açıklayan bir kısıt değildir.
Kişi başına düşen reel gelirin artması için temel koşul, milli gelir artış hızının nüfus artış hızından yüksek olmasıdır. Bu durum matematiksel bir sonuçtur ve kişi başına düşen gelirin refahı neden tam yansıtmadığını açıklayan bir kısıt veya eksiklik değildir. Aksine, per capita gelirin artmasını sağlayan bir mekanizmadır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Geleneksel Kalkınma Ölçütlerinin (Milli Gelir) Refahı Ölçmedeki Kısıtları
Hints
1
Geleneksel ölçütlerin 'neleri görmezden geldiğini' (dışladığını) düşünün.
2
Refah artışı için sadece gelirin artması yeterli midir, yoksa bu gelirin nasıl kazanıldığı ve nasıl paylaşıldığı da önemli midir?
3
Nüfus artış hızı ile milli gelir artış hızı arasındaki fark, kişi başına düşen gelirin hesaplanmasındaki temel değişkendir, bir ölçüm kusuru değildir.
Practice More
İnsani Gelişme Endeksi (HDI) gibi modern ölçütlerin geleneksel ölçütlerdeki hangi eksikleri giderdiğini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s