Question

Difficulty: HardKeynesyen Likidite Tercihi ve Para Talebi Güdüleri

Keynesyen Likidite Tercihi Teorisi çerçevesinde; piyasa faiz oranının (ii), bireylerin beklediği "normal" faiz oranının (ini_n) altına inerek beklenen sermaye kaybının faiz getirisini aştığı "kritik faiz oranı" (ici_c) seviyesinin de altında kalması durumunda, bireylerin portföy tercihleri ve para politikasının etkinliği hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Tahvil fiyatlarının zirve noktasına ulaştığı ve düşeceği beklentisiyle bireyler servetlerini tamamen para olarak tutarlar; para talebi faize tam duyarlı hale gelir ve para politikası etkisizleşir.Answer
  2. B
    Düşük faiz ortamında tahvil fiyatlarının daha da yükseleceği beklentisiyle bireyler sermaye kazancı elde etmek için tüm likiditelerini tahvile aktarırlar; para talebi faizden bağımsızlaşır.
  3. C
    Piyasa faiz oranının kritik seviyenin altına düşmesi paranın dolaşım hızını (VV) sonsuza yaklaştırır, bu da spekülasyon güdüsüyle para talebinin gelire olan duyarlılığını artırır.
  4. D
    Kritik faiz oranının altındaki seviyelerde, bireyler gelecekte faizlerin daha da düşeceğini öngördüklerinden spekülatif para talebi sıfıra iner ve tahvil talebi sonsuz olur.
  5. E
    Nominal faiz oranlarının kritik seviyenin altına inmesi işlem ve ihtiyat güdüleriyle para talebi arasındaki ayrımı ortadan kaldırarak toplam para talebi eğrisini dikey hale getirir.

Answer

Tahvil fiyatlarının düşeceği beklentisiyle bireylerin servetlerini tamamen para olarak tutması ve para talebinin faize tam duyarlı (sonsuz esnek) hale gelerek para politikasının etkisizleşmesi
Keynesyen kurama göre, piyasa faiz oranı bireyin beklediği normal seviyenin altına düşüp 'kritik faiz oranı' seviyesinin de altına indiğinde, tahvil fiyatlarının aşırı yüksek olduğu ve gelecekte düşeceği (sermaye kaybı yaşanacağı) öngörülür. Beklenen sermaye kaybı faiz getirisini aştığı için bireyler portföylerinde hiç tahvil tutmaz, tüm servetlerini para olarak tutmayı tercih ederler. Bu durum, toplam para talebi eğrisinin yataylaştığı 'likidite tuzağı' bölgesini oluşturur ve merkez bankasının para arzını artırarak faizleri düşürme gücünü (para politikası etkinliğini) ortadan kaldırır.

Step-by-Step Solution

1
Tahvil fiyatı ve faiz oranı ilişkisini analiz etme
Tahvil fiyatı (PbP_b) ile faiz oranı (ii) arasında ters yönlü bir ilişki vardır (Pb=C/iP_b = C/i). Faizler çok düşükse, tahvil fiyatları çok yüksektir.
Keynesyen analizde alternatif getiri aracı tahvildir ve fiyatı faizle belirlenir.
2
Kritik faiz oranı (ici_c) kavramını uygulama
Birey, piyasa faizinin (ii) beklediği normal faizden (ini_n) çok düşük olduğunu ve gelecekte faizlerin artacağını (tahvil fiyatlarının düşeceğini) düşünür. Sermaye kaybı beklentisi faiz getirisini aştığında kritik oran geçilmiş olur.
Kritik faiz oranı, tahvilden beklenen toplam getirinin (faiz + sermaye kazancı/kaybı) sıfır olduğu noktadır.
3
Portföy tercihini belirleme
Eğer i<ici < i_c ise, birey zarar etmemek için elindeki tüm tahvilleri satar ve servetini sadece para (likidite) olarak tutar.
Rasyonel birey, beklenen getirisi negatif olan bir varlığı (tahvil) tutmak yerine likit kalmayı tercih eder.
4
Makroekonomik sonucu (Likidite Tuzağı) değerlendirme
Tüm bireyler aynı beklentiye girdiğinde toplam para talebi eğrisi yatay bir hal alır. Para arzındaki artışlar faiz oranını daha fazla düşüremez.
Para talebinin faiz esnekliği sonsuzdur, bu durum para politikasını tamamen etkisiz kılar.

Key Concept

Keynesyen Spekülasyon Güdüsü ve Likidite Tuzağı
Rate this question