Geleneksel ekonomi teorisi, işletmelerin yegâne amacının kâr maksimizasyonu olduğunu varsayarken; mülkiyet ve yönetimin birbirinden ayrıştığı modern işletmecilik anlayışında 'büyüme amacı' sıklıkla kârlılığın önüne geçebilmektedir. Örneğin; hisse senetleri borsada işlem gören çok uluslu bir anonim şirketin profesyonel tepe yönetimi, şirketin özsermaye kârlılığında (ROE) son beş yılda yaşanan istikrarlı düşüşe ve hissedarların artan tepkisine rağmen, yüksek finansman maliyetlerine katlanarak sektöre yeni giren yenilikçi rakipleri satın alma yoluyla bünyesine katmaya devam etmektedir. Şirket yönetimi, bu stratejinin işletmenin geleceği için tartışılmaz bir zorunluluk olduğunu ileri sürmektedir.
Bu senaryoda yöneticilerin, hissedarların temel beklentisi olan kârlılıktan taviz vererek agresif bir büyüme stratejisinde ısrar etmelerinin ardındaki temel işletmecilik mantığı, aşağıdaki ifadelerden hangisiyle en kapsamlı şekilde açıklanabilir?
- Mülkiyet ve kontrolün ayrıştığı kurumsal yapılarda yöneticilerin; kişisel güç, prestij ve gelir beklentilerini organizasyonun fiziksel ve pazar ölçeğiyle ilişkilendiren psikolojik güdülerinin, potansiyel rekabeti yok ederek çevresel belirsizlikleri azaltma stratejisiyle birleşmesiAnswer
- BBir işletmenin varlığını uzun vadede sürdürebilmesi (hayatta kalması) için her faaliyet döneminde mutlaka maksimum kâr elde etmesinin mutlak ve yegâne koşul olması nedeniyle, yöneticilerin agresif büyümeyi mecburi bir hamle olarak görmesi
- CProfesyonel yöneticilerin, tıpkı kuruluş aşamasındaki girişimciler gibi sermaye koyarak mülkiyetten doğan finansal zararları bizzat üstlenmeleri sebebiyle, kişisel iflas risklerini rakip sayısını azaltarak pazarın geneline yaymaya çalışması
- DBüyüme amacının istisnasız her boyutta ölçek ekonomileri yaratacağı inancıyla, birim başına ortalama maliyetlerin en düşük olduğu optimum işletme büyüklüğünün kasten aşılarak üretimin sürekli maksimize edilmek istenmesi
- EToplumun genel refahını artırmaya yönelik belirlenen sosyal amaçların, işletmenin hissedarlarına karşı sorumlu olduğu özel amaçların tamamen yerini alması ve işletmenin kâr maksimizasyonunu tamamen terk etmesi