Geleneksel olarak tamamen müşteriye özel spesifikasyonlarla, tek seferlik ve yerinde kurulum gerektiren devasa endüstriyel iklimlendirme projeleri yürüten bir firma, pazar payını artırmak amacıyla stratejik bir dönüşüm kararı almıştır. Yeni strateji doğrultusunda, iklimlendirme ünitelerinin ana gövde ve kompresör gibi alt modülleri standartlaştırılmış ve belirli büyüklükteki gruplar hâlinde periyodik olarak üretilmeye başlanmıştır. Ancak bu standartlaşma hamlesinin ardından firma yönetim raporlarında; fabrika içindeki malzeme taşıma mesafelerinin aşırı uzadığı, iş istasyonları arasında biriken devasa yarı mamul (WIP) stoklarının alanı tıkadığı ve genel amaçlı tezgâhlarda yapılan sürekli hazırlık (setup) işlemlerinin birim maliyetleri hedeflenenin aksine dramatik şekilde yükselttiği vurgulanmıştır.
Ürün-Süreç Matrisi (Hayes-Wheelwright) ve üretim sistemlerinin karakteristik özellikleri dikkate alındığında, firmanın yaşadığı bu operasyonel krizin temel nedeni ve geçiş yapmaya çalıştığı üretim sistemi sınıflandırması aşağıdakilerin hangisinde en doğru ifade edilmiştir?
- Firmanın 'proje tipi' üretimden 'parti (yığın)' üretimine geçiş yaparken, üretim altyapısını (sürece göre yerleşim ve genel amaçlı makineler) bu yeni hacim-çeşitlilik profiline uyumlu hâle getirememesi.Answer
- BMevcut 'sürekli (akış)' üretim modelinden 'kitle' üretimine geçilmesi ve bu süreçte özel amaçlı tezgâhların esneklik kaybı yaratarak kapasite darboğazlarına yol açması.
- CStandartlaşma hamlesiyle eşzamanlı olarak 'ürüne göre' tesis yerleşimine geçilmesinin, yüksek vasıflı işgücünün adaptasyonunu zorlaştırması ve süreç etkinliğini bozması.
- DAlt modüllerin 'bağımsız talep' karakteristiği kazanmasına rağmen, işletmenin geleneksel olarak Ana Üretim Programı (MPS) yerine Malzeme İhtiyaç Planlaması (MRP) kullanmakta ısrar etmesi.
- E'Kitle (mass)' üretim sisteminden 'siparişe göre' üretime geçişte yaşanan zorluklar nedeniyle, itme (push) tabanlı stok yönetiminin fabrika içi malzeme akışını tıkaması.