Küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmalar nedeniyle işletmeler farklı stratejik hamleler gerçekleştirmiştir. Bu kapsamda üç farklı olay örüntüsü gözlemlenmiştir:
1. X A.Ş., aynı sektörde faaliyet gösteren Y A.Ş.'nin oy hakkı veren hisselerinin %60'ını satın almıştır. Y A.Ş. kendi markasıyla ve ticaret sicilindeki kaydıyla faaliyetini sürdürmesine rağmen, tüm stratejik yatırım ve kâr dağıtım kararları X A.Ş.'nin yönetim kurulu tarafından verilmektedir.
2. Y A.Ş., kendi faaliyet bölgesindeki en büyük rakibi W A.Ş. ile bir araya gelerek satış bölgelerini %50-%50 paylaşma kararı almıştır. Bu karar, hukuki hiçbir bağlayıcılığı (yaptırımı) olmaksızın tamamen karşılıklı güven esasına dayalı olarak alınmıştır.
3. Z A.Ş. ve T A.Ş., yurt dışında açılan yüksek maliyetli bir otoyol inşası ihalesini kazanabilmek amacıyla, sadece bu projenin tamamlanma süresiyle sınırlı kalmak kaydıyla ve mevcut yasal ile ekonomik bağımsızlıklarını tamamen koruyarak ortak bir çalışma protokolü imzalamışlardır.
Bu senaryoda yer alan şirket birleşmeleri ve işbirlikleri ile ilgili bağımsızlık dereceleri dikkate alındığında aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- X ve Y arasındaki ilişki, Y'nin hukuki bağımsızlığını koruyup ekonomik bağımsızlığını kaybettiği bir holding yapılanmasıdır; Y ve W arasındaki yaptırımsız uzlaşı ise bir centilmenlik anlaşmasıdır.Answer
- BY ve W şirketleri pazar paylarını bölüşerek aralarındaki rekabeti ortadan kaldırdıkları için yasal ve ekonomik bağımsızlıklarını tamamen yitirmiş ve bir tröst oluşturmuşlardır.
- CX şirketinin, Y şirketinin hisselerinin çoğunluğunu satın alarak stratejik kontrolü sağlaması, bu iki işletmenin tek bir tüzel kişilik altında kalıcı olarak birleştiği füzyon işlemidir.
- DZ ve T şirketleri büyük sermaye gerektiren otoyol ihalesi için güçlerini birleştirerek, kurumsal ve sürekli bir yasal yapı arz eden ortak girişim (joint venture) kurmuşlardır.
- EX şirketinin Y'yi kontrol altına alması bir holding yapısı sayılamaz; çünkü holding statüsünün oluşabilmesi için iştirak edilen şirketin yalnızca ekonomik değil, hukuki bağımsızlığının da ortadan kaldırılması zorunludur.