Question

Difficulty: Mediumİdari Kolluk ile Adli Kolluk Ayrımı

İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı bir polis ekibi, stadyum çevresinde maç öncesi yaşanabilecek taşkınlıkları engellemek amacıyla devriye görevi yürütmektedir. Görev sırasında iki grup arasında silahlı bir kavga çıkmış ve yaralanmalar meydana gelmiştir. Bunun üzerine polis ekibi olaya derhal müdahale etmiş, şüphelileri yakalayarak suç aletlerine el koymuş ve durumu nöbetçi Cumhuriyet savcısına bildirerek ondan aldığı talimatlar doğrultusunda hareket etmiştir.

Bu olaydaki kolluk faaliyetlerinin niteliği ve tabi oldukları hukuki rejim dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  1. A
    Polis ekibinin maç öncesinde taşkınlıkları önlemek amacıyla yürüttüğü devriye görevi, idari kolluk faaliyeti niteliği taşımaktadır.
  2. B
    Kavgaya müdahale edilip suç aletlerine el konulması aşamasından itibaren polis ekibi, adli kolluk fonksiyonunu yerine getirmeye başlamıştır.
  3. Şüphelilerin yakalanması ve suç aletlerine el konulması işlemlerinin hukuka aykırılığı iddiasıyla idari yargıda iptal davası açılabilir.Answer
  4. D
    Polis ekibinin olaya müdahale ettikten sonraki adli nitelikteki işlemleri, İdare Hukuku kurallarına değil Ceza Muhakemesi Hukuku kurallarına tabidir.
  5. E
    Olayda aynı kolluk personeli, sürecin farklı aşamalarında görevli organ değişmeksizin hem idari kolluk hem de adli kolluk faaliyetini icra etmiştir.

Answer

Şüphelilerin yakalanması ve suç aletlerine el konulması işlemlerinin hukuka aykırılığı iddiasıyla idari yargıda iptal davası açılabileceğini ifade eden seçenek yanlıştır.
İdari kolluk faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıkların çözüm yeri idari yargı (idare ve vergi mahkemeleri, Danıştay) iken; adli kolluk faaliyetlerinden (yakalama, arama, el koyma, gözaltına alma vb.) doğan uyuşmazlıkların çözüm yeri adli yargıdır. Olayda polis ekibinin kavgaya müdahale ederek şüphelileri yakalaması ve suç aletlerine el koyması işlemleri, Cumhuriyet savcısının talimatıyla gerçekleştirilen adli nitelikte faaliyetlerdir ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hükümlerine tabidir. Bu tür adli işlemlere karşı idari bir işlemmiş gibi idare mahkemelerinde iptal davası açılamaz; itirazlar CMK kapsamında ilgili adli yargı mercilerine (örneğin Sulh Ceza Hakimliğine) yapılmalıdır. Dolayısıyla bu yöndeki ifade yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki faaliyetlerin önleyici/bastırıcı karakterini tespit etmek.
Maç öncesi devriye kamu düzenini sağlamaya yönelik önleyici bir faaliyet (idari kolluk), kavgaya müdahale ve delil toplama ise suç sonrası bastırıcı bir faaliyettir (adli kolluk).
İdari kolluk ile adli kolluk arasındaki temel ayraç, faaliyetin suç işlenmeden önce mi (önleyici) yoksa suç işlendikten sonra mı (bastırıcı) yapıldığıdır.
2
Adli kolluk faaliyetlerinin tabi olduğu hukuki rejimi ve yargı yolunu belirlemek.
Adli kolluk faaliyetleri İdare Hukukuna değil, Ceza Muhakemesi Hukukuna tabidir. Bu eylemlerden kaynaklı uyuşmazlıklar idari yargıda değil, adli yargıda çözümlenir.
Yakalama, el koyma gibi savcı talimatıyla yapılan CMK tedbirleri idari bir işlem olmadığından idare mahkemelerinde iptal davasına konu edilemez.

Key Concept

İdari Kolluk ve Adli Kolluk Ayrımı ile Tabi Oldukları Yargı Yolları
Rate this question