Liberal demokratik devletin, üretim araçlarını elinde bulunduran azınlık bir grubun çıkarlarına hizmet eden bir 'sınıf egemenliği' aracı olduğu yönündeki Marksist eleştiriye karşın; 20. yüzyılda kurumsallaşan sosyal demokrasi yaklaşımı devletin bu niteliğine ilişkin aşağıdaki görüşlerden hangisini savunur?
- ADevletin sınıfsal karakterinin yapısal olduğunu ve bu aygıtın ancak devrimci bir kopuşla proletarya diktatörlüğüne dönüştürülebileceğini ileri sürer.
- Devletin, parlamenter kurumlar ve genel oy hakkı aracılığıyla toplumun genel yararına ve işçi sınıfının lehine reforme edilebilecek tarafsız bir mekanizma olduğunu kabul eder.Answer
- CDevletin piyasa ekonomisine ve mülkiyet ilişkilerine her türlü müdahalesinin bireysel özgürlükleri yok eden otoriter bir yapıya yol açacağını savunur.
- DDevletin sadece iç ve dış güvenliği sağlamakla görevli bir 'gece bekçisi' olması gerektiğini, sosyal adaletin ise piyasa tarafından sağlanacağını iddia eder.
- EModern toplumların karmaşıklığı nedeniyle devlet yönetiminin her zaman teknik uzmanlığa sahip küçük bir elit grubun elinde kalmasının kaçınılmaz olduğunu savunur.
Answer
Sosyal demokrasi, devletin parlamenter kurumlar ve demokratik süreçler yoluyla toplumun genel yararı ve işçi sınıfı lehine reforme edilebilecek tarafsız bir mekanizma olduğunu savunur.
Sosyal demokrasi yaklaşımı, Marksizmin 'devlet sadece egemen sınıfın aygıtıdır' tezini yumuşatarak; devletin, demokratik mekanizmalar (genel oy, sendikal haklar, parlamento) doğru kullanıldığında sınıflar arası bir denge unsuru ve sosyal refah sağlayıcı bir 'tarafsız araç' olabileceğini savunur. Bu görüş, sistemin içinden reformlarla dönüştürülmesini esas alır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Sosyal Demokrasi ve Devletin Tarafsızlığı (Reformizm)
Alternative Method
Marksizm ve Sosyal Demokrasiyi 'Yöntem' ve 'Hedef' açısından karşılaştırabilirsiniz: Marksizm 'Devrim ve Sınıfsız Toplum' hedeflerken, Sosyal Demokrasi 'Reform ve Refah Devleti' hedefler.
Estimated Time:1m 15s