Question

Difficulty: Very hardTürkiye'de Gecekondulaşma Süreci ve Gecekondu Afları

Türkiye'de gecekondulaşma süreci ve bu sürece yönelik politikalar incelendiğinde, 1984 yılında yürürlüğe giren 2981 sayılı 'İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak İşlemler Hakkında Kanun'un, 1966 tarihli 775 sayılı Gecekondu Kanunu'ndan temel paradigma farkı aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    Gecekonduyu sadece düşük gelirli grupların 'barınma' ihtiyacına yönelik geçici bir çözüm olarak görüp, kırsal alandaki 'itici' faktörleri (tarımda makineleşme gibi) kentsel hizmetlerle dengelemeyi hedeflemesi.
  2. B
    Kamu arazisi üzerindeki izinsiz yapıları (gecekondu) ile özel mülkiyete ait arazideki imara aykırı yapıları (kaçak yapı) aynı hukuki statüde tanımlayarak, kent merkezlerindeki tasfiye sürecini kamulaştırma yoluyla hızlandırması.
  3. C
    1950 sonrası başlayan hızlı kentleşmenin 'çekici' unsurlarını merkezi planlama ile kontrol altına alarak, gecekondu bölgelerini imar afları yerine toplu konut projeleriyle (TOKİ benzeri) tamamen ortadan kaldırmayı esas alması.
  4. D
    Gecekondu bölgelerinde hazırlanan 'ıslah imar planları' aracılığıyla mevcut fiziksel dokuyu aynen korumayı ve bu alanlarda çok katlı yapılaşmaya (apartmanlaşma) geçişi çevre sağlığı gerekçesiyle kesin olarak yasaklaması.
  5. Gecekonduyu bir 'sosyal barınma stratejisi' olmaktan çıkarıp, 'ıslah imar planları' ve 'tapu tahsis belgeleri' üzerinden yapının ticarileşmesini sağlayarak kentsel rantın paylaşıldığı bir piyasa metasına dönüştürmesi.Answer

Answer

2981 sayılı Kanun, gecekonduyu sosyal bir barınma ihtiyacı olmaktan çıkarıp, ıslah imar planları ve tapu tahsis belgeleri aracılığıyla ticarileştiren ve kentsel ranta dahil eden bir piyasa metasına dönüştürmüştür.
Doğru seçenek, 1984 yılındaki yasal düzenlemenin en temel karakterini vurgulamaktadır. 775 sayılı Kanun gecekonduyu yıkılması veya iyileştirilmesi gereken bir 'sorun' olarak görürken; 2981 sayılı Kanun, gecekonduyu yasallaştırarak piyasa sistemine dahil etmiş, 'ıslah imar planları' ile bu alanlarda müteahhitler aracılığıyla çok katlı yapılaşmanın (yapsatçılık) önünü açmıştır. Bu durum, gecekondunun sadece bir barınak değil, bir yatırım ve rant aracına dönüşmesi anlamına gelir.

Step-by-Step Solution

1
775 Sayılı Kanun'un (1966) niteliğini belirle.
775 sayılı Kanun 'Tasfiye, Islah, Önleme' mantığına dayanır ve gecekonduyu bir barınma sorunu olarak görür.
1960'lı yılların sosyal devlet anlayışında gecekondu, planlı kentleşmenin önünde bir engel ve geçici bir barınma biçimidir.
2
2981 Sayılı Kanun'un (1984) getirdiği araçları analiz et.
Kanun, 'Tapu Tahsis Belgesi' ve 'Islah İmar Planı' kavramlarını getirmiştir.
Bu araçlar, işgal altındaki arazinin mülkiyetini kullanıcıya devretmenin ve bu arazide yüksek katlı yapılaşmanın önünü açar.
3
Paradigma değişimini değerlendir.
Gecekondu sahibi, tek katlı evi yerine çok katlı apartman yaparak rant elde etmeye başlamıştır (Apartmanlaşma süreci).
1980 sonrası neoliberal politikalar, kentsel toprağın ticarileşmesini ve sermaye birikim aracı haline gelmesini teşvik etmiştir.

Key Concept

1980 Sonrası Gecekondu Paradigması: Barınmadan Ranta Geçiş

Practice More

1984-1988 yılları arasındaki imar aflarının 'yapsatçı' (küçük sermaye) üzerindeki etkilerini ve kentsel yoğunluk artışını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Rate this question