Anayasa hukuku teorisinde 'milli egemenlik' doktrini; egemenliği geçmiş, gelecek ve şimdiki kuşakları kapsayan, kendisini oluşturan bireylerden ayrı ve soyut bir varlık olan 'millet'e özgüler. Bu yaklaşım, egemenliği o an yaşayan bireylerin toplamına ait gören 'halk egemenliği' teorisinden farklı hukuki sonuçlar doğurur.
Buna göre, milli egemenlik teorisinin tam olarak uygulandığı bir devlet düzeninde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenir?
- ASeçmenlerin, vaatlerini yerine getirmeyen temsilcileri seçim dönemi bitmeden görevden alabilmesini sağlayan 'azil' mekanizmasının işletilmesi
- Oy kullanmanın bireyler için vazgeçilmez bir 'hak' değil, millet adına yerine getirilen bir 'kamu görevi' (fonksiyon) olarak nitelendirilmesiAnswer
- CMilletvekillerinin hukuki statü bakımından sadece kendilerini seçen bölgeyi veya seçmen grubunu temsil etmekle yükümlü tutulması
- DEgemenliğin, o an ülkede yaşayan vatandaşların sayısına bölünerek her birine birer 'egemenlik payı' olarak dağıtılması
- EParlamentodan geçen kanunların meşruiyet kazanması için mutlaka halk oylamasına (referandum) sunulmasının anayasal zorunluluk olması
Answer
Oy kullanmanın bir 'kamu görevi' (fonksiyon) olarak kabul edilmesi
Milli egemenlik teorisi, milleti onu oluşturan bireylerden farklı ve bağımsız bir hukuki kişilik olarak kabul eder. Bu kabul uyarınca, egemenlik bireylere ait bir yetki değil, milletin bir bütün olarak sahip olduğu bir kuvvettir. Dolayısıyla, bireylerin seçimlerde oy kullanması, kendilerine ait bir hakkın kullanımı değil, millet iradesinin oluşmasını sağlayan bir kamu görevi (fonksiyon) olarak görülür. Bu durum, seçmenlerin belirli şartlarda oy kullanmaya zorlanabilmesini (zorunlu oy) de kuramsal olarak açıklar.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Milli Egemenlik Teorisi ve Hukuki Sonuçları
Practice More
Milli egemenlik teorisi ile Halk egemenliği teorisi arasındaki farkları içeren bir karşılaştırma tablosu hazırlayarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s