Question

Difficulty: Hardİç Göç Hareketleri ve Demografik Değişim

Türkiye'de iç göç hareketleri, sadece nüfusun coğrafi yer değiştirmesi değil, aynı zamanda ülkenin demografik ve toplumsal dönüşüm sürecinin de temel belirleyicisidir. 19501950 sonrasında 'tarımda makineleşme' gibi itici faktörlerle ivme kazanan bu süreç, 19801980 sonrasında neoliberal politikalar ve hizmet sektörünün mekânsal yoğunlaşmasıyla farklı bir nitelik kazanmıştır. Bu süreçte yaşanan göçlerin demografik yansımaları ve yapısal özellikleri dikkate alındığında, Türkiye'deki iç göç ve demografik değişim süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  1. A
    195019801950-1980 arası dönemde göçün ana eksenini 'kırdan kente' akış oluştururken, 19801980 sonrası ve özellikle 20002000'li yıllarda göçün yönü büyük oranda 'kentten kente' doğru evrilmiştir.
  2. B
    Göç veren kırsal bölgelerde genç ve üretken nüfusun azalması, bu bölgelerde 'yaşlı bağımlılık oranı'nın kentsel alanlara göre daha yüksek seyretmesine neden olmuştur.
  3. C
    Büyük metropollerde nüfus artış hızının Türkiye ortalamasının üzerinde olması, bu kentlerdeki büyümenin 'doğal nüfus artışı'ndan ziyade pozitif 'net göç hızı'na dayandığını kanıtlamaktadır.
  4. Türkiye'de kentleşme süreci, demografik bir nüfus hareketinin ötesine geçerek kentsel değerlerin ve yaşam tarzının benimsenmesi olan 'kentlileşme' ile eş zamanlı ve paralel bir gelişim izlemiştir.Answer
  5. E
    19801980 sonrası dönemde iç göçün niteliği değişmiş, sanayileşmeye dayalı 'çekici' faktörlerin yerini büyük ölçüde hizmetler ve kayıt dışı sektörlerin sunduğu olanaklar almıştır.

Answer

Türkiye'de kentleşme ve kentlileşme süreçlerinin paralel geliştiğini savunan seçenek yanlıştır; çünkü kentleşme hızı kentlileşme hızından çok daha yüksektir.
Türkiye'de kentleşme süreci, kentsel nüfusun fiziksel olarak hızla artmasına rağmen, bu nüfusun kentsel yaşam tarzını, kurumlarını ve değerlerini benimsemesi süreci olan 'kentlileşme' ile aynı hızda ilerleyememiştir. Bu kopukluk, kente göç edenlerin kentsel yapıya entegre olamamasına, gecekondulaşmaya ve kentin kırsallaşmasına (kır-kent sentezi) neden olan 'sahte kentleşme' (pseudo-urbanization) olgusunu doğurmuştur. Bu nedenle bu iki sürecin paralel geliştiği iddiası temel bir yanılgıdır.

Step-by-Step Solution

1
Kavram analizi yapılması
Kentleşme demografik/fiziksel bir büyümedir; kentlileşme ise sosyokültürel bir değişimdir.
İki kavram arasındaki asimetri Türkiye'deki kentleşmenin en temel yapısal sorunudur.
2
Tarihsel dönemlerin etkisinin değerlendirilmesi
19501950 ve 19801980 dönemeçlerinin göçün yönünü (kırdan kente / kentten kente) değiştirdiği doğrulanır.
Zaman içindeki bu değişimler seçeneklerin doğruluğunu test etmek için gereklidir.
3
Demografik verilerin karşılaştırılması
Göçün seçiciliği (aktif nüfus) ve bağımlılık oranları arasındaki ilişki kurulur.
Yaşlı bağımlılık oranının kırsalda artması, genç nüfusun şehre göç etmesinin doğrudan bir sonucudur.

Key Concept

Kentleşme ve Kentlileşme Arasındaki Asimetri (Sahte Kentleşme)
Estimated Time:2m 0s
Rate this question