Siyasal toplumsallaşma kuramcılarına göre, çocukluk döneminde 'idealize edilmiş' bir otorite figürü (örneğin; her şeye gücü yeten ve koruyucu bir figür olarak algılanan devlet) algısına sahip olan birey, yetişkinlik döneminde karşılaştığı reel siyasal krizler, iş hayatındaki deneyimler veya yeni toplumsal hareketler sonucunda bu algısını eleştirel bir süzgeçten geçirerek köklü bir biçimde dönüştürebilir. Bu durum, bireyin siyasal sistem hakkındaki temel şemalarının yeni deneyimler ışığında sürekli olarak revize edilmesiyle sonuçlanır.
Bu durum, siyasal toplumsallaşma sürecinin aşağıdaki özelliklerinden hangisiyle en iyi açıklanabilir?
- Sürecin, yaşam boyu devam eden dinamik ve kümülatif bir nitelik taşımasıAnswer
- BToplumsallaşmanın çocukluk evresindeki birincil etkilerle nihayete eren bir aşama olması
- CSiyasal kimliğin ergenlik döneminden sonra tamamen değişmez ve statik bir yapıya bürünmesi
- DSiyasal kültürün sadece aile gibi birincil gruplar aracılığıyla ve pasif bir şekilde içselleştirilmesi
- EBireyin siyasal tercihlerinin sadece biyolojik ve genetik miras yoluyla belirlenmesi
Answer
Sürecin, yaşam boyu devam eden dinamik ve kümülatif bir nitelik taşıması
Siyasal toplumsallaşma, bireyin siyasal değerleri, inançları ve tutumları edindiği yaşam boyu süren bir süreçtir. Çocukluk ve ergenlik dönemleri temel şemaların oluşması açısından kritik olsa da (birincil toplumsallaşma), yetişkinlik dönemindeki deneyimler bu şemaları pekiştirebilir veya tamamen dönüştürebilir. Soruda verilen örnekte olduğu gibi, idealize edilen algıların gerçek deneyimlerle değişmesi, sürecin dinamik (sürekli değişen) ve kümülatif (önceki bilgilerin üzerine yeni deneyimlerin eklenmesi) olduğunu kanıtlar.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Siyasal Toplumsallaşmanın Sürekliliği
Practice More
Siyasal toplumsallaşmada 'yeniden toplumsallaşma' (resocialization) ve 'önsel toplumsallaşma' (anticipatory socialization) kavramlarını inceleyerek yetişkinlik evresindeki değişimleri derinleştirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s