Question

Difficulty: HardKatılımcı Demokrasi

20. yüzyılda, özellikle Joseph Schumpeter ve Anthony Downs gibi düşünürlerin geliştirdiği ana akım siyaset bilimi yaklaşımları, demokratik süreci piyasa ekonomisi mantığıyla açıklamıştır. Bu 'ekonomik/elitist demokrasi' modelinde siyasal partiler ve liderler 'girişimci', seçmenler ise sunulan politika paketleri arasından tercih yapan edilgen 'tüketiciler' olarak konumlandırılır.

Aşağıdakilerden hangisi, katılımcı demokrasi teorisinin bu piyasa odaklı demokrasi kavrayışına yönelttiği temel eleştiriyi ifade etmektedir?

  1. A
    Girişimci liderlerin yalnızca oy çokluğuna odaklanması, toplumdaki farklı çıkar gruplarının siyasal kararlara etki etmesini engelleyerek güç dengesini sağlayan çoğulcu yapıyı zedeler.
  2. B
    Seçmenlerin bireysel çıkarlarını maksimize eden tüketiciler olarak görülmesi, ortak iyiye ulaşmayı hedefleyen akılcı ve karşılıklı müzakere süreçlerini imkânsız kılar.
  3. Vatandaşın siyasal pazarda salt bir tüketici konumuna indirgenmesi, onun kamusal karar alma süreçlerine doğrudan katılım yoluyla edineceği siyasal yetkinliği ve öz-yönetim kapasitesini dışlar.Answer
  4. D
    Siyasetin kitlelere pazarlanan bir nesne hâline gelmesi, devlet yönetiminin gerektirdiği uzmanlığın ve elitist rasyonelliğin popülizme feda edilmesine yol açar.
  5. E
    Demokratik rekabetin seçim dönemlerine sıkıştırılması, bürokratik otoritenin anayasal meşruiyet alanından çıkarak kitlelerde geri döndürülemez bir siyasal apati yaratmasına neden olur.

Answer

Katılımcı demokrasi teorisinin temel eleştirisi, piyasa modelinin vatandaşı salt bir tüketici konumuna indirgemesinin, insanın kamusal kararlara bizzat katılarak kazanacağı öz-yönetim ve siyasal yetkinlik becerilerini yok saydığı yönündeki seçenektir.
Doğru seçenek, katılımcı demokrasi teorisinin (özellikle Macpherson ve Pateman) elitist/piyasa odaklı modele getirdiği temel itirazı ifade eder. Katılımcı kurama göre demokrasi bir pazar yeri değil, gelişimsel bir süreçtir. Elitist model vatandaşı sadece seçimlerde oy veren, siyasete yabancılaşmış pasif bir müşteriye dönüştürür. Oysa gerçek demokrasi, bireylerin kendi hayatlarını etkileyen kararlara (örneğin iş yerinde, yerel düzeyde) bizzat ve doğrudan katıldığı, bu sayede 'siyasal yetkinlik' (political efficacy) ve öz-yönetim becerilerini geliştirdikleri bir pratik olmak zorundadır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki 'piyasa modeli demokrasi' (Schumpeter/Downs) tanımını ve bunun vatandaşlara biçtiği edilgen (tüketici) rolü analiz et.
Piyasa modelinin, seçmenleri sadece kendilerine sunulan alternatifler arasından tercih yapan pasif özneler olarak gördüğü tespit edildi.
Katılımcı demokrasi teorisinin hedef aldığı ve değiştirmek istediği problemin tam olarak ne olduğunu belirlemek.
2
Katılımcı demokrasi teorisinin (Pateman, Macpherson) siyasete katılım konusundaki temel argümanını ve çözüm önerisini hatırla.
Katılımcı teorinin, bireyin siyasete ve ikincil yapılara (iş yeri, okul vb.) doğrudan katılım yoluyla 'siyasal yetkinlik' kazanmasını (demokrasinin eğitsel işlevi) savunduğu belirlendi.
Teorinin merkezinde yer alan 'öz-yönetim kapasitesini kullanan aktif vatandaş' idealini seçeneklerde aramak.
3
Seçeneklerdeki eleştirilerin hangi çağdaş demokrasi teorilerine ait olduğunu eşleştir.
Çoğulcu, elitist ve müzakereci teorilere ait argümanlar tespit edilip elenerek, insan doğasının dönüştürücü ve gelişimsel yönüne (öz-yönetim) vurgu yapan seçenek belirlendi.
Doğru cevabı diğer yakın teorik yaklaşımlardan (özellikle müzakereci ve çoğulcu modellerden) kesin olarak ayrıştırmak.

Key Concept

Katılımcı Demokrasinin Birey Anlayışı ve Eğitsel İşlevi
Rate this question