Türkiye'nin çok partili siyasi hayata geçiş sürecinde gerçekleştirilen 1946 ve 1950 genel seçimleri, ülkenin demokratikleşme ve seçim hukuku serüveninde kritik dönüm noktalarıdır.
Buna göre, bu iki seçim döneminde uygulanan seçim sistemleri ve usulleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- 1946 seçimlerinde "açık oy, gizli tasnif" usulü uygulanırken, 1950 seçimlerinde şeffaflık temelinde "gizli oy, açık tasnif" ilkesi benimsenmiştir.Answer
- B1946 seçimleri iki dereceli usulle yapılmış olup, Türk siyasi tarihinde tek dereceli seçim sistemine ilk kez 1950 seçimlerinde geçilmiştir.
- C1950 seçimlerinde, mecliste farklı siyasi görüşlerin adil temsilini sağlamak amacıyla liste usulü çoğunluk sistemi terk edilerek nispi temsil (D'Hondt) sistemi uygulanmıştır.
- D1946 seçimleri, Türk siyasi tarihindeki ilk muhalefet partisi olan Demokrat Parti'nin kurulmasından hemen sonra yapılmış ve sadece iki partinin rekabetine sahne olmuştur.
- EHer iki genel seçim de anayasada güvence altına alınan "seçimlerin yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılması" ilkesine göre gerçekleştirilmiştir.
Answer
1946 seçimlerinde oyların açık kullanılıp gizli sayıldığı "açık oy, gizli tasnif" usulünün uygulandığını, 1950 seçimlerinde ise "gizli oy, açık tasnif" ilkesine geçildiğini belirten ifadedir.
1946 yılında yapılan ilk çok partili genel seçimlerde uygulanan 'açık oy, gizli tasnif' (oylamanın herkesin önünde, oy sayımının ise kapalı yapılması) usulü ciddi şaibelere ve eleştirilere neden olmuştur. Bu antidemokratik uygulama, 16 Şubat 1950'de kabul edilen yeni Seçim Kanunu ile değiştirilmiş; seçim güvenliğini ve şeffaflığı temin eden 'gizli oy, açık tasnif' esasına geçilmiştir. Bu nedenle bu iki usulü karşılaştıran ifade kesinlikle doğrudur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
1946 ve 1950 Seçim Kanunları Karşılaştırması