Toplumsal dışlanma, 1970'li yıllardan itibaren Avrupa sosyal politika ve sosyoloji literatüründe 'yoksulluk' kavramının yetersiz kaldığı alanları açıklamak üzere geliştirilmiştir. Bu çerçevede dışlanma; statik bir 'durum' olmaktan ziyade dinamik bir 'süreç', sadece ekonomik bir 'yoksunluk' olmaktan ziyade çok boyutlu bir 'kopuş' olarak tanımlanır. Buna göre, toplumsal dışlanmanın 'ilişkisel' (relational) boyutuna odaklanan bir araştırmacının aşağıdakilerden hangisini öncelikli olarak incelemesi beklenir?
- ABireylerin hane halkı bazında sahip oldukları aylık toplam harcanabilir gelir miktarını
- BTemel gıda maddelerine ve barınma imkanlarına erişim için gereken asgari harcama tutarını
- Bireyin sosyal ağlara katılım düzeyini, demokratik haklarını kullanma kapasitesini ve toplumsal kurumlara erişiminiAnswer
- DToplumun en üst ve en alt gelir dilimleri arasındaki katsayı farkını ve gelir adaletsizliğini
- ESanayileşme sürecinde geleneksel mesleklerin yok olmasıyla ortaya çıkan yapısal işsizlik oranlarını
Answer
Bireyin sosyal ağlara katılım düzeyini, demokratik haklarını kullanma kapasitesini ve toplumsal kurumlara erişimini ifade eden seçenek doğrudur.
Toplumsal dışlanma analizlerinde 'ilişkisel' vurgu, bireyin toplumsal bütünleşmesini sağlayan bağların (sosyal ağlar, vatandaşlık hakları, kurumsal hizmetler) zayıflaması veya kopması anlamına gelir. Bu nedenle araştırmacının bireyin bu ağlara katılımını ve haklarını kullanma kapasitesini incelemesi asıl odağı oluşturur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Toplumsal dışlanmanın ilişkisel boyutu, bireyin toplumla bütünleşmesini sağlayan çok boyutlu mekanizmalardan (ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel) kopuşunu ifade eder.
Estimated Time:2m 0s