Question

Difficulty: HardSiyasal Kültürün Kavramsal Çerçevesi ve Öğeleri

Siyasal kültürün kavramsal çerçevesini oluşturan yönelimler; bilişsel, duygusal ve değerlendirici olmak üzere üç temel boyutta ele alınmaktadır. Gabriel Almond ve Sidney Verba’nın tipolojisinde yer alan "tabiiyetçi (subject) siyasal kültür" modeline sahip bir bireyin; siyasal sistemin "çıktı" (output) süreçleri ile "girdi" (input) süreçleri ve "kendini siyasal bir aktör olarak görme" düzeyi arasındaki ilişki düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi bu kültür tipinin en karakteristik özelliğidir?

  1. Siyasal sistemin çıktı süreçleri (yasalar, kamu hizmetleri) hakkında bilişsel ve değerlendirici yönelimlere sahipken; girdi süreçlerine (siyasi partiler, katılım) ve kendi siyasal etkililiğine yönelik yönelimlerinin zayıf olması.Answer
  2. B
    Siyasal sisteme yönelik duygusal yönelimi çok yüksek olmasına rağmen, sistemin kurumsal işleyişi hakkında hiçbir bilişsel veriye sahip olmaması ve sadece sembollerle bağ kurması.
  3. C
    Merkezi otoriteyi ve onun çıktılarını tanımasına rağmen, sistemin girdi kanallarının tamamen tıkalı olduğunu savunarak siyasal yabancılaşma (apati) boyutunda bir tutum takınması.
  4. D
    Bireyin sadece yerel veya dini otoritelerle özdeşleşmesi sebebiyle, ulusal siyasal sistemin çıktılarını ve girdi mekanizmalarını bütünüyle algı alanı dışında tutması.
  5. E
    Siyasal katılım kanallarını (girdileri) yüksek bir bilişsel farkındalıkla kullanmasına rağmen, sistemin çıktılarını denetleme ve değerlendirme yetisinden yoksun olması.

Answer

Siyasal sistemin çıktı süreçleri (yasalar, kamu hizmetleri) hakkında bilişsel ve değerlendirici yönelimlere sahipken; girdi süreçlerine (siyasi partiler, katılım) ve kendi siyasal etkililiğine yönelik yönelimlerinin zayıf olması.
Gabriel Almond ve Sidney Verba’ya göre tabiiyetçi (subject) siyasal kültürde bireyler, siyasal sistemin varlığından ve özellikle hükümetin icraatları, yasalar ve bürokratik kararlar gibi 'çıktı' (output) süreçlerinden haberdardır (bilişsel yönelim) ve bunlara yönelik olumlu veya olumsuz yargılara sahiptirler (değerlendirici yönelim). Ancak, bu bireyler kendilerini sistemin işleyişini etkileyebilecek aktif birer 'girdi' (input) kaynağı olarak görmezler. Siyasi partilere üye olma, protesto etme veya lobi yapma gibi katılım kanallarına yönelik yönelimleri düşüktür. Bu durum, bireyin kendisini sistemin bir parçası değil, sadece otoriteye tâbi bir nesne olarak konumlandırmasından kaynaklanır.

Step-by-Step Solution

1
Almond ve Verba'nın siyasal kültür tiplemelerini (Dar, Tabiiyetçi, Katılımcı) hatırla.
Tabiiyetçi kültürün, bireyin sistemin çıktılarına duyarlı ancak girdilerine karşı pasif olduğu model olduğu belirlendi.
Sınıflandırmanın temel ayrım noktası bireyin sistemin hangi aşamasına (girdi/çıktı) ne düzeyde yönelim gösterdiğidir.
2
Siyasal yönelimlerin (bilişsel, duygusal, değerlendirici) bu objelere nasıl uygulandığını analiz et.
Tabiiyetçi bireyin, hükümetin ne yaptığını bildiği (bilişsel) ve bunu onaylayıp onaylamadığı (değerlendirici) ancak sürece nasıl katılacağını bilmediği veya önemsemediği saptandı.
Tabiiyetçi modelde 'ben' (self) bir aktör olarak değil, sadece yönetilen bir 'tebaa' olarak algılanır.
3
Seçenekleri bu analitik çerçeve ile karşılaştır.
Çıktı süreçlerinde aktif, girdi ve katılım süreçlerinde pasif olan seçeneğin doğruluğu teyit edildi.
Bu ayrım, tabiiyetçi kültürün 'katılımcı' ve 'dar' kültürden farkını en net ortaya koyan kriterdir.

Key Concept

Almond ve Verba'nın Siyasal Kültür Tipolojisi ve Yönelimler
Rate this question