Question

Difficulty: Very hardAtatürk Milliyetçiliğine Bağlı Devlet İlkesi

1982 Anayasası’nın 2. maddesinde yer alan "Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet" ilkesi; 1961 Anayasası’ndaki "Türk milliyetçiliği" ibaresinden farklı olarak, milliyetçilik anlayışını Atatürk’ün belirlediği ilkeler ve Anayasa'nın Başlangıç kısmında yer alan "millî dayanışma" ve "Türk varlığının devleti ve ülkesiyle bölünmez bütünlüğü" esaslarıyla somutlaştırmıştır. Bu ilkenin hukuk sistemimizdeki yeri ve mahiyeti dikkate alındığında, Atatürk milliyetçiliği anlayışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  1. A
    1961 Anayasası'ndaki daha soyut olan "Türk milliyetçiliği" ifadesi yerine, 1982 Anayasası'nda Atatürk ilkelerine ve inkılaplarına doğrudan atıf yapan daha somut bir çerçeve benimsenmiştir.
  2. B
    Anayasa’nın 66. maddesinde düzenlenen "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür." hükmü, bu ilkenin subjektif millet anlayışına dayandığının en somut hukuksal göstergesidir.
  3. C
    Atatürk milliyetçiliği; ırk, din ve etnik köken gibi objektif kriterleri milletin tekil belirleyicisi olarak kabul eden "objektif milliyetçilik" anlayışını kesin olarak reddeden bir yapıdadır.
  4. D
    Bu ilke, Başlangıç metninde yer alan "millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde" ifadesiyle birlikte yorumlandığında, sadece siyasi bir hedef değil, idarenin tüm işlemlerinde uyması gereken bir anayasal norm niteliğindedir.
  5. Atatürk milliyetçiliği, milletin tanımında kan bağı, dil ve din birliği gibi maddi unsurları kurucu ve zorunlu öğeler olarak kabul ederek, devletin bu unsurları temel alan bir hukuk düzeni kurmasını öngörür.Answer

Answer

Atatürk milliyetçiliği anlayışı maddi (objektif) unsurlara değil, manevi (subjektif) unsurlara dayanır; bu nedenle milletin tanımında kan bağı veya din birliğini zorunlu kurucu öğe olarak kabul etmez.
Doğru yanıt olan seçenek, Atatürk milliyetçiliğini 'objektif' (maddi) kriterlere dayandırmaktadır. Oysa 1982 Anayasası'nda benimsenen anlayış 'subjektif' (manevi) karakterdedir. Bu anlayışa göre millet; sadece aynı kanı taşıyan veya aynı dine inanan insanlar topluluğu değil; ortak bir geçmişe sahip olan, birlikte yaşama arzusunda birleşen ve ortak bir geleceği hedefleyen (ülkü birliği) insanlardan oluşur. Dolayısıyla devletin hukuk düzenini ırk veya din birliği gibi maddi ayrımlar üzerine kurması bu ilkeye aykırıdır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 2. maddesindeki ifadenin terminolojik kökenini analiz etme
1961'deki 'Türk milliyetçiliği' ifadesinin 1982'de 'Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet' olarak değiştiği ve Başlangıç metniyle ilişkilendirildiği görülür.
Bu değişim, milliyetçiliğin Atatürk ilkeleriyle sınırlandığını ve birleştirici karakter kazandığını gösterir.
2
Subjektif ve Objektif milliyetçilik teorilerini anayasal normlarla karşılaştırma
Maddi unsurları (ırk, din) esas alan anlayışın 'objektif', manevi unsurları (kader birliği, vatandaşlık) esas alan anlayışın 'subjektif' olduğu saptanır.
Atatürk milliyetçiliği, Anayasa'nın 66. maddesi ışığında subjektif bir nitelik taşır.
3
Seçeneklerdeki 'yanlış' hukuksal çıkarımı tespit etme
Milletin tanımında kan bağı ve din birliğini 'kurucu ve zorunlu' öğe olarak gören seçeneğin, Atatürk milliyetçiliğinin 'birleştirici' ve 'insancıl' doğasıyla çeliştiği belirlenir.
Hukuk düzeninin etnik veya dinsel üstünlük üzerine kurulması, Anayasa'nın 2. maddesindeki temel niteliklere aykırıdır.

Key Concept

Subjektif (Manevi) Milliyetçilik Anlayışı

Practice More

1982 Anayasası'nın 66. maddesindeki vatandaşlık tanımı ile Atatürk milliyetçiliği arasındaki ilişkiyi derinlemesine inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Rate this question