1982 Anayasası'nda düzenlenen düşünce, ifade ve inanç hürriyetlerinin anayasal koruma ve sınırlama rejimi dikkate alındığında, bu hakların kullanımı ve sınırlandırılması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- ADüşünce ve kanaat hürriyeti, Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca savaş ve olağanüstü hallerde dahi durdurulamayacak "sert çekirdek" haklar arasında yer alır.
- BDin ve vicdan hürriyeti kapsamında, kimse dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz; bu boyutun kullanımı mutlak bir nitelik taşır.
- CDüşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti; milli güvenlik, kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi gibi özel sebeplerle anayasal ölçütlere uygun olarak kanunla sınırlanabilir.
- Düşünce ve kanaat hürriyeti; kamu düzeninin korunması, genel ahlakın sağlanması ve demokratik toplum düzeninin sürekliliği için kanunla sınırlandırılabilen bir haktır.Answer
- ERadyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayınların bir izin sistemine bağlanması, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin ihlali sayılmaz.
Answer
Düşünce ve kanaat hürriyetinin kamu düzeni veya genel ahlak gibi gerekçelerle kanunla sınırlanabileceğini savunan ifade yanlıştır.
Düşünce ve kanaat hürriyeti (Madde 25), 1982 Anayasası'nda mutlak bir hak olarak düzenlenmiştir ve madde metninde herhangi bir sınırlama sebebi yer almaz. Ayrıca Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca bu hak, savaş veya olağanüstü hal gibi durumlarda dahi dokunulamayacak 'sert çekirdek' haklar arasındadır. Dolayısıyla bu hakkın kamu düzeni veya genel ahlak gerekçesiyle sınırlanabileceği yönündeki ifade anayasal olarak yanlıştır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
1982 Anayasası'nda düşünce (kanaat) hürriyetinin mutlaklığı ile ifade hürriyetinin sınırlanabilirliği arasındaki temel fark.
Practice More
Anayasa'nın 15. maddesinde yer alan diğer çekirdek hakları (yaşam hakkı, suç ve cezaların geçmişe yürümemesi, masumiyet karinesi) tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 40s