Question

Difficulty: Very hardSosyal ve Marksist Demokrasi Yaklaşımları

Marksist-Leninist siyaset teorisinde, özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrası Doğu Avrupa tecrübesiyle kavramsallaştırılan 'Halk Demokrasisi' (People's Democracy) modeli ile çağdaş 'Sosyal Demokrasi' yaklaşımı arasındaki teorik ve ontolojik farklar dikkate alındığında, bu iki modelin devletin sınıfsal karakteri ve siyasal çoğulculuk ilkesine dair tutumları hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Halk demokrasisi, devletin proletarya öncülüğünde sınıfsal bir baskı aygıtı olarak niteliğini ve geçici bir ittifakla sınıf egemenliğinin dönüşümünü hedeflerken; sosyal demokrasi devleti sınıflar arası uzlaşmanın ve parlamenter çoğulculuğun tarafsız bir hakemi olarak kabul eder.Answer
  2. B
    Sosyal demokrasi, devletin tedrici olarak sönümlenmesini ve sınıfsız topluma geçişi birincil hedef olarak belirlerken; halk demokrasisi liberal temsili demokrasinin kurumlarını mülkiyet ilişkilerinden bağımsız olarak ebediyen korumayı amaçlar.
  3. C
    Her iki yaklaşım da 'biçimsel demokrasi'nin (formal democracy) yetersizliğini vurgulayarak, parlamenter sistemi tamamen reddeden ve 'proletarya diktatörlüğü'nün sert yöntemlerini evrensel tek demokratik model olarak dayatan bir çizgide birleşir.
  4. D
    Halk demokrasisi, siyasal rekabetin sivil toplumun devletten tam özerkliğine dayalı bir çoğulculuk (poliarsi) içinde sürmesini savunurken; sosyal demokrasi siyasal iktidarın sadece öncü parti tarafından temsil edildiği bir modeli esas alır.
  5. E
    Sosyal demokrasi, mülkiyet yapısına her türlü müdahaleyi reddederek klasik liberalizmle özdeşleşirken; halk demokrasisi yaklaşımı bireysel hakların devlet otoritesi karşısında mutlak ve dokunulmaz olduğunu birincil kriter kabul eder.

Answer

Halk demokrasisi modeli devleti sınıfsal bir araç ve geçiş aşaması olarak görürken, sosyal demokrasi devleti tarafsız bir hakem ve parlamenter çoğulculuğun zemini olarak kabul eder.
Halk demokrasisi, Marksist-Leninist gelenek içinde devletin sınıfsal bir baskı aygıtı olduğu öncülünden hareket eder ve 'biçimsel' liberal hakların sınıfsal eşitsizlikleri maskelediğini savunur. Bu modelde, proletaryanın öncü rolü üzerinden kapitalizmden sosyalizme geçiş hedeflenir. Sosyal demokrasi ise, Marksizmin devrimci köklerinden koparak devleti sınıflar arası çatışmaları barışçıl bir şekilde çözen ve parlamenter çoğulculuk içinde sosyal adaleti dağıtan tarafsız bir kurum (hakem) olarak yeniden tanımlar.

Step-by-Step Solution

1
Marksist devlet kuramının temelini analiz etme
Devletin tarafsız değil, hakim sınıfın (burjuvazinin) çıkarlarını koruyan bir 'sınıf egemenliği' aracı olduğu saptanır.
Marksist demokrasinin 'biçimsel' haklardan ziyade 'özsel' (ekonomik) eşitliğe odaklandığını anlamak için gereklidir.
2
Halk Demokrasisi kavramını tanımlama
Faşizme karşı işçi, köylü ve aydınların oluşturduğu geniş cephenin proletarya öncülüğünde (proletarya diktatörlüğünün özgün bir biçimi olarak) devleti yönettiği geçiş aşaması olduğu belirlenir.
Halk demokrasisinin liberal çoğulculuktan farkını ortaya koymak için gereklidir.
3
Sosyal Demokrasi yaklaşımını analiz etme
Kapitalizm içinde evrimci reformlar, refah devleti uygulamaları ve sınıflar arası uzlaşmayı parlamenter sistem içinde hedefleyen bir model olduğu saptanır.
Sosyal demokrasinin devrimci değil, reformist karakterini belirlemek için gereklidir.
4
İki modeli devlet ontolojisi bakımından karşılaştırma
Halk demokrasisinin 'sınıfsal araç' vurgusuna karşın, sosyal demokrasinin 'tarafsız hakem/dağıtıcı devlet' vurgusu yaptığı sonucuna varılır.
Siyaset bilimindeki temel teorik ayrımı (enstrümantalizm vs. kurumsal tarafsızlık) netleştirmek için gereklidir.

Key Concept

Devlet Ontolojisi ve Demokrasi Modelleri Arasındaki Teorik Farklar
Rate this question