Sağlık ve hastalık olguları salt biyolojik süreçler olmanın ötesinde, içinde bulunulan toplumsal yapının güç ilişkilerini doğrudan yansıtır. Eleştirel sağlık sosyologlarına göre, günümüzde egemen olan biyotıbbi (biyomedikal) model, hastalıkların temelinde yatan elverişsiz çalışma koşulları, barınma yetersizliği ve gelir adaletsizliği gibi yapısal faktörleri büyük ölçüde görünmez kılmaktadır. Sağlık sorunlarının kaynağı olarak yalnızca virüsler, genetik yatkınlık veya bireyin "hatalı" yaşam tarzı (yanlış beslenme, hareketsizlik vb.) gösterildiğinde, aslında toplumsal eşitsizliklerin bedendeki tahribatı bireyin kendi kişisel sorumluluğuna indirgenmiş olur. Bu durum, mevcut ekonomik sistemin sağlık üzerindeki yıkıcı etkilerini perdeleyerek sistemin genel meşruiyetini korumasına yardımcı olur.
Buna göre parçada dile getirilen eleştiri, sağlık ve tıp kurumunun analizinde aşağıdaki yaklaşımlardan hangisinin temel argümanıyla doğrudan örtüşmektedir?
- Çatışmacı yaklaşımın, tıp kurumunun yapısal eşitsizlikleri bireyselleştirerek statükoyu koruyan ideolojik bir denetim aracı olarak işlev gördüğü teziAnswer
- BYapısal-işlevselci yaklaşımın, hastaların iyileşme çabası göstermeyerek "hasta rolü"nün sorumluluklarını ihlal etmesinin toplumsal dengeyi bozduğu görüşü
- CBireylerin toplumsal yapı içerisindeki nesnel konumları ile kendilerinden beklenen davranış kalıpları arasındaki uyumsuzluğun hastalığa yol açtığı tezi
- DSağlık eşitsizliklerinin temel nedeninin, toplumun genel yaşam standartlarından ziyade yalnızca asgari biyolojik gereksinimlerin karşılanamamasına dayanan mutlak yoksulluk olduğu argümanı
- ETıp kurumunun açık işlevlerinin zamanla toplumda öngörülmeyen gizli işlevlere dönüşerek dezavantajlı grupların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırdığı varsayımı