Modernleşme süreciyle birlikte dinin toplumsal kurumlar üzerindeki belirleyiciliğinin azalması, ancak dinsel ihtiyaçların yok olmayıp bireysel alanda çeşitlenerek devam etmesi sosyolojide farklı kavramlarla tartışılmıştır. Bu bağlamda; dinin kurumsal bir yapıdan (kilise, mezhep, dini otorite vb.) koparak bireyin "özel yaşam küresine" çekilmesini, bireyin modern yaşamın sunduğu farklı kaynaklardan kendine özgü bir "nihai anlam sistemi" oluşturmasını ve dinin kamusal görünürlüğünü yitirmesine rağmen bireysel düzeyde varlığını sürdürmesini ifade eden yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
- Thomas Luckmann’ın "Görünmeyen Din" teziAnswer
- BRobert Bellah’ın "Sivil Din" yaklaşımı
- CEmile Durkheim’ın "Kolektif Coşku" kavramı
- DMax Weber’in "Dünyanın Büyüsünün Bozulması" tezi
- EPeter Berger’in "Dinsel Çoğulculuk" analizi
Answer
Thomas Luckmann’ın "Görünmeyen Din" tezi
Thomas Luckmann’ın "Görünmeyen Din" tezi, modernleşen toplumlarda dinin yok olmadığını ancak kurumsal yapıların denetiminden çıkarak bireyselleştiğini savunur. Birey, modern yaşamın sunduğu "anlam marketinden" (psikoloji, bilim, geleneksel din vb.) parçalar seçerek kendi öznel inanç sistemini kurar. Bu durum, dinin kurumsal olarak görünürlüğünü yitirmesi ancak bireysel anlamda varlığını sürdürmesi anlamına gelir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Özelleşmiş/Bireyselleşmiş Din (Privatized Religion)
Hints
1
Soruda dinin yok olmasından değil, kurumsal yapıdan çıkıp bireysel bir hal almasından bahsediliyor.
Practice More
Sekülerleşme teorileri bağlamında Bryan Wilson'ın dinsel prestij kaybı ile Luckmann'ın dinin özelleşmesi tezlerini karşılaştırınız.
Estimated Time:1m 30s