İyi yönetişim (good governance) paradigması; kamu, özel sektör ve sivil toplum arasındaki etkileşime dayalı, katılımcı ve demokratik bir yönetim modelini öngörmektedir. Bu modelin temel sütunlarından biri olan 'hukukun üstünlüğü' ilkesi, idarenin sadece mevcut yasalara uygun hareket etmesini değil, aynı zamanda bu yasaların hakkaniyete uygunluğunu ve temel hakları korumasını da kapsar. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi iyi yönetişim anlayışı kapsamında 'hukukun üstünlüğü' ilkesinin temel özelliklerinden biri olarak kabul edilemez?
- AYasal çerçevelerin adil olması ve toplumun tüm kesimlerine tarafsız bir şekilde uygulanması
- BÖzellikle dezavantajlı gruplar ve azınlık hakları başta olmak üzere temel insan haklarının tam olarak korunması
- Karar alma ve uygulama süreçlerinde yalnızca merkezi hiyerarşinin ve üst makamların talimatlarının esas alınmasıAnswer
- DHukuki düzenlemelerin ve idari kararların bireyler için öngörülebilir, açık ve şeffaf bir yapıda olması
- EYönetsel tüm eylem ve işlemlerin bağımsız ve tarafsız bir yargı mekanizmasının denetimine tabi tutulması
Answer
Karar alma ve uygulama süreçlerinde yalnızca merkezi hiyerarşinin ve üst makamların talimatlarının esas alınması
İyi yönetişim anlayışı; tek taraflı, yukarıdan aşağıya (top-down) ve sadece merkezi hiyerarşiye dayanan kararları reddeder. 'Hukukun üstünlüğü' ilkesi bu bağlamda, idarenin tüm paydaşlara karşı adil, şeffaf ve hukuka uygun davranmasını; kararların ise sadece üst makamların talimatıyla değil, hukuki güvenceler ve katılımcı süreçler çerçevesinde alınmasını ifade eder. Dolayısıyla merkezi hiyerarşinin mutlak hakimiyeti, bu ilkenin demokratik ve katılımcı özüyle bağdaşmaz.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İyi Yönetişimde Hukukun Üstünlüğü ve Katılımcılık
Practice More
İyi yönetişim ilkelerinden 'hesap verebilirlik' ve 'şeffaflık' arasındaki ilişkiyi inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s