Bir ilçede meydana gelen silahlı soygun olayının faillerini yakalamak üzere Cumhuriyet savcısının talimatıyla harekete geçen emniyet mensupları, operasyon sırasında yanlışlıkla olaya hiç karışmayan bir vatandaşın dükkânına maddi zarar vermiştir. Vatandaş, oluşan bu zararın tazmini istemiyle idareye karşı asliye hukuk mahkemesinde dava açmıştır. Asliye hukuk mahkemesi, davanın idari yargının görev alanına girdiğini belirterek görevsizlik kararı vermiş ve karar kesinleşmiştir. Bunun üzerine vatandaş idare mahkemesinde dava açmış, ancak idare mahkemesi de olayın 'adli bir faaliyetten' kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş ve bu karar da kesinleşmiştir.
Meydana gelen bu hukuki süreç ve uyuşmazlığın çözümü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- AEmniyet mensuplarının olaydaki müdahalesi suç işlenmeden önce alınan önleyici bir idari kolluk faaliyeti niteliği taşıdığından, uyuşmazlığın mutlak surette idari yargıda görülmesi gerekir.
- BZararın tazmini talebi idarenin eyleminden kaynaklansa da, tam yargı davası açılmadan önce görevli idare mahkemesinde iptal davasının açılması yasal bir zorunluluktur.
- Her iki yargı koluna ait mahkemelerin karşılıklı olarak görevsizlik kararı vermesiyle oluşan 'olumsuz görev uyuşmazlığı', Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından karara bağlanır.Answer
- DKamu görevlilerinin operasyon sırasındaki dikkatsizliği idareden tamamen bağımsız salt kişisel kusur oluşturduğundan, dava idareye karşı değil doğrudan memurlara karşı açılmalıdır.
- EOluşan zarar, devletin asli görevlerinden doğan sosyal risk ilkesi uyarınca kusursuz sorumluluk kapsamında değerlendirilmeli ve uyuşmazlık ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştayda çözülmelidir.