Stockholm Konferansı'nda çevre koruma ve ekonomik büyüme genellikle birbirini kısıtlayan, çatışma halindeki iki alan olarak ele alınmıştır. Buna karşın yılında yayımlanan Brundtland Raporu (Ortak Geleceğimiz), bu iki kavram arasındaki ilişkiyi yeni bir paradigma ile tanımlamıştır.
Buna göre, Brundtland Raporu'nun sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı çerçevesinde ekonomik büyüme ile çevre koruma arasındaki ilişkiye dair temel tezi aşağıdakilerden hangisidir?
- Ekonomik büyüme ve çevresel koruma birbirini dışlayan süreçler değil; yoksulluğu gidermek ve çevresel bozulmayı durdurmak için birbirini desteklemesi gereken bütünleşik bir zorunluluktur.Answer
- BÇevresel değerlerin korunması ekonomik kalkınmanın önünde mutlak bir engeldir; bu nedenle gelişmiş ülkeler için 'sıfır büyüme' stratejisi uygulanmalıdır.
- CDoğal kaynakların yönetimi ve çevre koruma faaliyetleri tamamen serbest piyasa mekanizmalarına ve sonrası neoliberal özelleştirme politikalarına bırakılmalıdır.
- DSürdürülebilir kalkınma sadece ekolojik dengenin korunmasıyla ilgili teknik bir kavramdır; ekonomik verimlilik ve sosyal adalet bu tanımın dışında tutulmalıdır.
- EÇevresel sorunların çözümü için ekonomik büyümeden tamamen vazgeçilmeli ve sadece yerel düzeydeki geleneksel üretim modellerine geri dönülmelidir.
Answer
Ekonomik büyüme ve çevresel korumayı birbirini destekleyen, bütünleşik bir zorunluluk olarak tanımlayan seçenek doğrudur.
Brundtland Raporu'nun getirdiği en büyük yenilik, Stockholm Konferansı'ndaki 'büyüme mi çevre mi?' çatışmasını sona erdirmesidir. Rapor, çevre sorunlarının temelinde yoksulluğun yattığını, yoksulluğun giderilmesi için de ekonomik büyümenin şart olduğunu savunur. Ancak bu büyüme, doğayı tahrip eden eski tip büyüme değil; çevresel ve sosyal sınırları gözeten 'niteliksel' ve 'sürdürülebilir' bir büyüme olmalıdır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Sürdürülebilir Kalkınma Paradigması (Entegrasyon Yaklaşımı)
Estimated Time:1m 15s