Bir siyaset bilimci, ülkesindeki siyasal toplumsallaşma pratiklerini incelerken şu üç temel bulguya ulaşmıştır:
I. Vatandaşların önemli bir bölümü, devlete ve yasalara itaat etme eğilimini yurttaşlık bilincinden ziyade, geleneksel ataerkil aile yapısındaki mutlak itaat ve otorite ilişkilerinden kopyalayarak öğrenmektedir.
II. Derinleşen ekonomik kriz dönemlerinde, daha önce siyasal sisteme ve kurumlara yüksek güven duyan orta yaşlı seçmenlerin hızla radikal muhalif hareketlere yöneldiği ve sistemin meşruiyetini sorguladığı görülmüştür.
III. Ülkenin belirli bir bölgesinde yaşayan etnik bir grup, uygulanan merkezi eğitim müfredatına rağmen kendi anadillerindeki sözlü kültür ve yerel ağlar aracılığıyla farklı bir siyasal tarih anlatısını kuşaktan kuşağa aktarmaya devam etmektedir.
Bu bulgular dikkate alındığında, siyasal toplumsallaşma kavramının özellikleri ve işleyişi hakkında aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılamaz?
- ASiyasal değerlerin aktarımı her zaman doğrudan siyasi içerikli eğitimle gerçekleşmez; aile içi otorite ilişkileri gibi yapısal durumlar da siyasal algıyı dolaylı olarak şekillendirir.
- BSistemik krizler ve sosyoekonomik sarsıntılar, yetişkin bireylerin mevcut inançlarını dönüştürerek sisteme yönelik yabancılaşmaya varabilen bir yeniden toplumsallaşma yaratabilir.
- Bireylerin erken yaşlarda resmi ve sivil kurumlar aracılığıyla içselleştirdikleri siyasal yönelimler statik bir yapıya sahip olup, yetişkinlik evresindeki çevresel değişimlere karşı tamamen dirençlidir.Answer
- DToplumdaki alt kültür grupları, sahip oldukları yerel ve gayriresmi aktarım mekanizmalarıyla egemen siyasal kültürün homojenleştirici politikalarına karşı alternatif değerler yaşatabilir.
- EMerkezi devletin eğitim aygıtlarına rağmen toplumda farklı siyasal aidiyetlerin varlığını sürdürmesi, kamuoyunun yekpare ve tek tip bir bütün olmadığını kanıtlar.