Postmodern kamu yönetimi düşüncesi, geleneksel kuramların aksine kamu yönetimini teknik bir sorun çözme alanı değil, bir 'söylem' ve 'anlatı' alanı olarak görür. Bu yaklaşım kapsamında gerçekleştirilen 'yapısöküm' (deconstruction) çalışmaları, modern kamu yönetiminin temel dayanağı olan siyaset-yönetim ikiliğini (dichotomy) sorunsallaştırır.
Buna göre, postmodern yaklaşımın siyaset-yönetim ikiliğine yönelik temel tezi aşağıdakilerden hangisidir?
- Yönetimsel süreçlerin tarafsızlığı ve nesnelliği iddiası, aslında iktidar ilişkilerini ve belirli değer tercihlerini gizleyen bir kurgudur.Answer
- BKamu bürokrasisinin, siyasal kararları liyakat ve rasyonellik çerçevesinde uygulayan tarafsız bir araç olması gerekir.
- CSiyaset-yönetim ayrımı, kamu hizmetlerinin piyasa disiplini altında daha etkin sunulabilmesi için teknik bir zorunluluktur.
- DYönetim alanı, siyasetin değer yargılarından bilimsel yöntemler ve teknik uzmanlık sayesinde tamamen arındırılabilir.
- Eİdeal bir kamu yönetimi yapısında, siyasi otorite ile idari yapı arasındaki sınırların anayasal düzeyde kesin çizgilerle ayrılması esastır.
Answer
Yönetimsel süreçlerin tarafsızlığı ve nesnelliği iddiasının, aslında iktidar ilişkilerini ve belirli değer tercihlerini gizleyen toplumsal bir kurgu olduğunu savunan seçenek doğrudur.
Doğru seçenek, postmodern kamu yönetimi kuramcılarının (örneğin Fox ve Miller) temel argümanını yansıtır. Onlara göre, yönetimin 'bilimsel' veya 'tarafsız' olduğu iddiası, aslında belirli bir rasyonellik biçimini topluma dayatmak için kullanılan bir söylemdir. Yapısöküm yöntemiyle bu iddiaların altındaki çelişkiler ve iktidar ilişkileri açığa çıkarılır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Postmodern Kamu Yönetimi ve Yapısöküm
Practice More
Postmodernizmin 'dil oyunları' ve 'kamusal söylem' kavramlarını pekiştirmek için Fox ve Miller'ın 'Postmodern Kamu Yönetimi' eserindeki analizlere göz atılabilir.
Estimated Time:1m 15s