Türkiye’nin idari teşkilat yapısında 'ilin' hem merkezi yönetimin taşra birimi hem de bir mahalli idare birimi olarak ikili bir karakter sergilemesi, il özel idarelerinin kuruluş sürecini ve hukuki konumunu diğer mahalli idarelerden ayırmaktadır. Bu idari ve hukuki çerçeve dikkate alındığında, il özel idaresinin kuruluşu ve statüsü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Mülki idare bölümü olan ilin teşkil edilmesine yönelik yasal düzenlemenin yürürlüğe girişiyle birlikte, ilgili mahalli idare birimi de herhangi bir ek idari tasarruf gerekmeksizin kamu tüzel kişiliği kazanır.Answer
- BBüyükşehir belediyesi statüsü kazanan illerde il özel idaresi tüzel kişiliğini korumakla birlikte, tüm idari ve mali yetkileri büyükşehir belediyesi bünyesindeki birimlere devredilir.
- Cİl özel idaresinin karar organı olan il genel meclisinin başkanlık görevi, kurumun yürütme organı olan vali tarafından doğal üye sıfatıyla icra edilir.
- DAnayasa'nın 127. maddesinde öngörülen özerklik ilkesi uyarınca il özel idareleri, 'siyasi yerinden yönetim' kuruluşu oldukları için merkezi yönetimin denetim yetkisi dışında bırakılmıştır.
- EYeni kurulan bir ilde il özel idaresinin kamu tüzel kişiliği kazanabilmesi için, il genel meclisi üyelerinin seçilmesini takiben İçişleri Bakanlığınca onaylanan bir kuruluş senedinin Resmî Gazete'de yayımlanması şarttır.
Answer
İl özel idaresinin kamu tüzel kişiliğinin, ilin kurulmasına dair kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte ek bir idari işleme gerek kalmaksızın kazanıldığını belirten ifade doğrudur.
İl özel idaresinin kamu tüzel kişiliği, 5302 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca ilin kurulmasına dair kanunla birlikte doğar. İlin hukuki varlığı kanunla tesis edildiği için, bu ilin sınırları içinde görev yapacak yerel yönetim birimi olan il özel idaresi de aynı kanunla ve başka bir idari karara (Cumhurbaşkanı kararı, tüzük vb.) gerek duyulmaksızın kurulmuş sayılır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İl özel idaresinin kuruluşu ve mülki idare ile olan doğrudan kanuni bağı.
Estimated Time:2m 0s