Question

Difficulty: HardDin Kurumu

Bir sosyolog, din kurumunun toplumdaki rolünü açıklarken şu ifadeleri kullanmıştır:

'Din, tarihsel süreçte hiçbir zaman sadece bireysel ve uhrevi bir inanç alanı olarak kalmamıştır. O, dünyayı "kutsal" ve "din dışı (profan)" olarak iki kesin kategoriye ayırarak, belirli inançlar ve pratikler etrafında birleşen tek bir ahlaki topluluk yaratır. Bu bağlamda dinî ritüeller salt teolojik eylemler olmaktan ziyade, bireylerin bir araya gelerek grup aidiyetlerini canlandırdıkları, ortak değerlerin kolektif bir coşkuyla yeniden üretildiği anlardır. Dolayısıyla dinin toplumsal karşılığı; egemen sınıfların alt sınıfları manipüle etmek için kullandığı bir araç olmasında değil, toplumun kendi kendini kutsayarak varlığını sürdürmesini ve çözülmekten kurtulmasını sağlamasındadır.'

Buna göre, sosyoloğun din kurumuna ilişkin getirdiği bu açıklama modeli, aşağıdaki teorik yaklaşımlardan hangisini temel almaktadır?

  1. Dinin, kutsal ile profan ayrımı üzerinden bireyleri bütünleştirerek kolektif bilinci pekiştirdiğini savunan Durkheimcı işlevselci yaklaşımAnswer
  2. B
    Dinin, ekonomik mülkiyet farklılıklarını ve sömürüyü gizleyerek statükoyu koruyan ideolojik bir aygıt olduğunu ileri süren Marksist yaklaşım
  3. C
    Dinî statü gruplarının ve çileci ahlak anlayışının, sınıfsal aidiyetlerden bağımsız olarak rasyonel kapitalist düzeni inşa ettiğini savunan Weberyan yaklaşım
  4. D
    Toplumun zıt çıkarlara sahip gruplardan oluştuğunu ve dinin bu gruplar arası gerilimi besleyen bir eşitsizlik alanı olduğunu iddia eden çatışmacı yaklaşım
  5. E
    Din kurumunun toplumda üstlendiği görünür ve açık işlevlerinden ziyade, dayanışma gibi öngörülemeyen dolaylı sonuçlarına vurgu yapan gizli işlev yaklaşımı

Answer

Parçada yer alan 'kutsal-profan ayrımı', 'ahlaki topluluk' ve 'kolektif coşku' kavramları üzerinden toplumsal dayanışma vurgusu yapıldığından, doğru cevap Durkheimcı işlevselci yaklaşımı ifade eden seçenektir.
Verilen parçada, dünyayı kutsal ve profan olarak ayırma, dinin bir ahlaki topluluk (kilise) yaratması ve ritüellerin kolektif coşku üreterek toplumsal çözülmeyi engellemesi anlatılmaktadır. Bu yapısal argümanlar, Émile Durkheim'ın işlevselci perspektifini ve din sosyolojisi alanındaki temel yaklaşımını kusursuz biçimde yansıtır. Durkheim, dini sadece uhrevi bir alan değil, toplumun kendi varlığını kutsayarak sürdürdüğü temel bir dayanışma kurumu olarak görür.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki sosyolojik kavramların ve ana fikrin tespit edilmesi
Parçada 'kutsal ve profan ayrımı', 'ahlaki topluluk', 'kolektif coşku' kavramları bulunmuş ve dinin toplumsal çözülmeyi engelleyici yönü vurgulanmıştır.
Sosyolojik kuramların dine yaklaşımını doğru ayırt edebilmek için her kuramcıya özgü terminolojinin net olarak belirlenmesi gerekir.
2
Kavramların klasik sosyoloji kuramcılarıyla eşleştirilmesi
Tespit edilen kavramların Émile Durkheim'ın 'Dinsel Yaşamın İlkel Biçimleri' adlı eserindeki kavramsal çerçeveyle birebir örtüştüğü görülmüştür.
Durkheim dini, kutsal olan etrafında oluşan ve ritüeller aracılığıyla toplumsal dayanışmayı sağlayan yapısal ve işlevsel bir olgu olarak tanımlar.
3
Metindeki zıtlık bildiren ifadelerin analiz edilerek çeldiricilerin elenmesi
Metinde 'egemen sınıfların... manipüle etmek için kullandığı araç olmasında değil' denilerek Marksist yaklaşım doğrudan elenmiş; çatışma veya ekonomik çıkar vurgusu yapılmadığı için Weberyan ve çatışmacı argümanlar dışarıda bırakılmıştır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için metnin sadece savunduğu değil, aynı zamanda dışladığı kuramsal yaklaşımların da fark edilmesi şarttır.

Key Concept

Émile Durkheim'ın Din Sosyolojisi (Kutsal/Profan Ayrımı ve Toplumsal Dayanışma)
Rate this question