Anayasa Değişiklikleri, Osmanlı siyasal hayatında devletin temel niteliğini "mutlak monarşi"den "meşruti monarşi"ye dönüştüren en somut adımlardan biridir. Bu değişiklikler ile Padişah’ın sadece yetkileri kısıtlanmamış, aynı zamanda meclis ve halk nezdindeki hukuki konumu da yeni bir zemine oturtulmuştur. Buna göre, yılında Kanun-i Esasi’de yapılan aşağıdaki düzenlemelerden hangisi, Padişah’ın otoritesinin anayasal ve milli iradeye dayalı bir meşruiyet zeminine çekildiğinin en açık kanıtıdır?
- Padişah’ın Meclis-i Umumi önünde anayasaya (Kanun-i Esasi’ye) ve vatanın menfaatlerine sadakat yemini etme zorunluluğunun getirilmesiAnswer
- BSadrazam ve Şeyhülislam'ın doğrudan Padişah tarafından seçilip atanması usulünün korunması
- CPadişah’ın meclis tarafından kabul edilen kanunları bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderme (veto) yetkisinin sınırlandırılması
- DMeclis-i Mebusan’ın feshinin Heyet-i Ayan’ın onayı şartına bağlanması
- EPadişah’ın kutsallığına vurgu yapan 'Zat-ı Hazret-i Padişahi mukaddes ve gayrimasuldür' ibaresinin korunması
Answer
Padişah’ın Meclis-i Umumi önünde Kanun-i Esasi’ye sadakat yemini etme zorunluluğunun getirilmesi
Doğru yanıt olan düzenleme, Padişahın Meclis-i Umumi huzurunda Kanun-i Esasi'ye ve vatana sadakat yemini etmesidir. metninde Padişahın meşruiyeti ilahi bir kaynağa dayanırken ve herhangi bir sorumluluğu yokken, değişikliği ile Padişahın göreve başlarken meclis önünde yemin etmesi şartı getirilmiştir. Bu durum, 'hukukun üstünlüğü' ve 'parlamenter denetim' ilkelerinin sembolik ve hukuki açıdan en üst düzeyde kabul edildiğini gösterir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Hükümdarın Anayasal ve Milli İradeye Bağlılığı (Sadakat Yemini)