Question

Difficulty: Very hardKurumsal Model

Thomas Dye tarafından kavramsallaştırılan kurumsal model (institutional model), kamu politikasını devlet kurumlarının bir işlevi olarak görür ve bu kurumların politikalara "kamu" niteliği kazandıran karakteristik özelliklerini (meşruiyet, evrensellik ve cebir) vurgular. Bu modele göre, bir politikanın devlet kurumları tarafından formüle edilip uygulanması, onu sivil toplum aktörlerinin stratejik tercihlerinden ayıran temel bir farktır. Kurumsal modelin teorik çerçevesi ve devlet kurumlarının politika yapımındaki belirleyiciliği dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu modelin varsayımlarıyla bağdaşmaz?

  1. A
    Kamu politikası, devletin meşru zorlama (cebir) gücüne dayanan yaptırım kapasitesiyle desteklenen ve vatandaşlar için hukuki bir yükümlülük teşkil eden kurallar bütünüdür.
  2. B
    Politikaların evrensellik (universality) niteliği, devlet kurumlarının aldığı kararların toplumdaki tüm bireyleri kapsaması ve sadece belirli bir grubun üyeleriyle sınırlı kalmaması anlamına gelir.
  3. Kamu politikası, rakip çıkar grupları arasındaki güç mücadelesinin bir sonucu olarak ortaya çıkan denge noktasıdır ve devlet kurumları bu dengenin tescil edildiği pasif bir platformdur.Answer
  4. D
    Bireylerin veya grupların politik tercihleri, ancak devlet kurumları tarafından benimsendiğinde ve resmi bir statü kazandığında yasal bir meşruiyet (legitimacy) zeminine oturur.
  5. E
    Devlet kurumları, sahip oldukları anayasal ve yasal prosedürler aracılığıyla hangi politikaların gündeme geleceğini ve nasıl karara bağlanacağını yapısal olarak belirleyen özerk aktörlerdir.

Answer

Kamu politikasının rakip çıkar grupları arasındaki bir denge noktası olduğunu ve devletin sadece bu dengenin tescil edildiği pasif bir platform olduğunu savunan yaklaşım, kurumsal modelle çelişmektedir.
Kurumsal model (institutional model), devlet kurumlarını politikanın odağına koyar ve kurumları sadece bir 'mekan' değil, politikanın içeriğini, meşruiyetini ve uygulama biçimini bizzat belirleyen aktif aktörler olarak tanımlar. Ancak 'politikaların rakip çıkar grupları arasındaki güç dengesinin bir yansıması olduğu' ve devletin bu süreçte sadece 'pasif bir platform' görevi gördüğü varsayımı, çoğulcu (pluralist) yaklaşıma dayanan Grup Modeli'ne (Group Model) aittir. Kurumsal modelde ise politikalar, kurumların kendi yapısal kuralları ve anayasal yetkileri çerçevesinde şekillenen, devletin cebir gücüyle desteklenen ve tüm toplumu kapsayan evrensel kararlardır.

Step-by-Step Solution

1
Kurumsal modelin temel direklerini (meşruiyet, evrensellik, cebir) belirlemek.
Modelin, politikanın ancak devlet kurumları tarafından yapıldığında 'kamu' niteliği kazandığını savunduğu anlaşıldı.
Soruda modelin varsayımlarıyla çelişen unsuru bulmak için modelin sınırlarını çizmek gerekir.
2
Devletin politika sürecindeki rolünü farklı modeller açısından karşılaştırmak.
Kurumsal modelde devletin 'aktif ve kurucu', grup modelinde ise 'pasif ve platform' niteliğinde olduğu saptandı.
Difficulty 5 seviyesindeki sorularda modeller arası teorik sınırları ayırt etmek analitik bir gerekliliktir.
3
Seçeneklerdeki 'denge noktası' ve 'pasif platform' ifadelerinin teorik aidiyetini sorgulamak.
Bu kavramların Arthur Bentley ve David Truman tarafından savunulan Grup Modeli'ne (Group Model) ait olduğu teyit edildi.
Kurumsal model kurumların yapısına odaklanırken, grup modeli dış baskı gruplarının etkileşimine odaklanır.

Key Concept

Kurumsal Model (Devlet Kurumlarının Belirleyiciliği)

Practice More

Kurumsal model ile yeni kurumsalcı (new institutionalism) yaklaşımlar arasındaki normatif ve kültürel farkları incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:2m 30s
Rate this question