Bir ülkede kayıt dışı ekonomiyi daraltmak ve hizmet sektörünü standartlaştırmak amacıyla yeni bir istihdam politikası hayata geçirilmiştir. Bu politika ile esnek çalışanların mesai saatleri kesin kurallara bağlanmış, gelirleri öngörülebilir hâle gelerek temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayamama durumu büyük ölçüde azalmıştır. Ancak bir süre sonra yapılan sosyolojik araştırmalar; çalışanların işlerine karşı derin bir anlamsızlık hissettiğini, katı kuralların yarattığı boğucu atmosferin işçileri makinenin basit bir dişlisi hâline getirdiğini ve kayıt dışı dönemdeki kendiliğinden gelişen yardımlaşma ağlarının çökmesiyle kuralsızlık eğilimlerinin arttığını ortaya koymuştur.
Klasik sosyoloji kuramlarının ekonomik kurumlara ve çalışma hayatına bakış açıları dikkate alındığında, bu tablonun sosyolojik analiziyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Aİşin standartlaşması Weber'in emek-değer kuramı bağlamında sömürünün rasyonelleşmesi olarak değerlendirilirken, hiyerarşik denetimin artması Marx'ın statü ve güç kavramlarıyla açıklanabilir.
- Bİşçilerin gelirlerinin öngörülebilir hâle gelerek temel ihtiyaçlarını karşılaması göreli yoksulluğun bittiğini gösterirken, bu durum post-endüstriyel yapıda Marx'ın öngördüğü proleterleşme sürecinin tersine döndüğüne işaret eder.
- CSistemdeki düzenlemeler yapısal işlevselciliğin savunduğu güç ve eşitsizlik ilişkilerini dengelerken, çalışanların yaşadığı anlamsızlık çatışmacı kuramın öngördüğü toplumsal uyumun doğal bir sonucudur.
- Katı kuralların yarattığı boğucu atmosfer Weber'in "demir kafes" metaforuyla örtüşürken; geleneksel bağların kopması ve kuralsızlık eğiliminin artması Durkheim'ın iş bölümü sürecinde vurguladığı anomik durumu yansıtmaktadır.Answer
- EKayıt dışı sektördeki kendiliğinden gelişen ilişkilerden resmî ve katı mesai kurallarına geçiş, Durkheim'a göre organik dayanışmaya dayalı toplumlardan mekanik dayanışmaya geçişin tipik bir göstergesidir.