Çağdaş demokratik sistemlerin kurumsal yapılarını inceleyen bir araştırmacı, iki farklı modeli şu şekilde karşılaştırmıştır:
I. Model: Siyasal iktidar, seçimleri kazanan partinin elinde yoğunlaşır ve yürütme ile yasama arasında katı bir güçler ayrılığı bulunmaz. Karar alma süreçleri hızlı işler ancak sivil toplumdaki farklı kesimlerin iktidarı sınırlandırma kapasitesi oldukça zayıftır.
II. Model: Toplumdaki çatışan çıkarlar, çok sayıda özerk baskı grubu aracılığıyla siyasal alana taşınır. Karar alma süreçleri, bu gruplar arasındaki müzakereye ve iktidarın dağıtılmasını sağlayan güçler ayrılığı esasına dayanır. Devlet, bu süreçte sadece rekabet kurallarını belirleyen ve uygulayan bir hakem konumundadır.
Robert Dahl'ın 'poliarşi' kavramsallaştırması ve demokrasi teorileri göz önüne alındığında, bu iki modelle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- I. Model çoğunlukçu (Westminster) demokrasiyi ifade ederken; II. Model, örgütlenme özerkliği ve ifade özgürlüğü gibi kurumsal güvencelere dayanan çoğulcu demokrasiyi (poliarşi) yansıtmaktadır.Answer
- BHer iki model de temelde çoğulcu demokrasinin özelliklerini taşır; ancak I. Modelde karar alma süreçleri daha hızlı olduğu için poliarşik kurumsallaşma daha ileri düzeydedir.
- CII. Modelde kararların farklı grupların uzlaşmasına dayanması, aslında gücün seçkin bir azınlığın tekeline girmesini savunan elitist demokrasi teorisinin uygulanmasıdır.
- DII. Modelde yer alan özerk baskı gruplarının temel amacı siyasal iktidarı doğrudan ele geçirmek olduğundan, bu yapı zamanla sistemi I. Modele dönüştürür.
- EII. Modelin ideal bir poliarşiye ulaşabilmesi için, sivil toplumdaki tüm özerk yapıların devlet kontrolünde birleştirilerek ideolojik çatışmaların tamamen ortadan kaldırılması zorunludur.