Siyasal Kültür ve Toplumsallaşma
149 questions
Melvin Seeman tarafından geliştirilen siyasal yabancılaşma sınıflamasında; bireyin gerçekleştirdiği siyasal faaliyetleri ya da üstlendiği rolleri kendi başına bir değer veya amaç olarak görmemesi, bu eylemleri yalnızca bir mecburiyet, yasal yükümlülük ya da dışsal bir ödül aracı olarak yerine getirmesi durumu aşağıdakilerden hangisidir?
Siyasal sistemlerin istikrarı, toplumun genelinde kabul gören ve sistemi meşrulaştıran "egemen siyasal kültür" ile belirli grupların paylaştığı "siyasal alt kültürler" arasındaki dinamik ilişkiye dayanır. Siyaset biliminde bu etkileşim, sistemin karşılaştığı krizlerin niteliğini (yapısal veya işlevsel) belirleyen temel unsurlardan biri olarak kabul edilir.
Buna göre, siyasal alt kültürlerin egemen kültürle olan etkileşimi ve sistemin sürdürülebilirliği üzerindeki etkileriyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Bireyin siyasal tutum ve değerlerinin oluşumunda çocukluk dönemi öğrenmelerinin (birincil toplumsallaşma) yaşam boyu kalıcılığı ile yetişkinlik evresindeki sosyo-politik değişimlerin (ikincil ve üçüncül toplumsallaşma) dönüştürücü gücü arasındaki teorik gerilim, siyasal toplumsallaşmanın süreklilik ilkesinin temelini oluşturur. Siyaset bilimi literatüründeki 'kalıcılık' (persistence) ve 'yaşam boyu açıklık' (lifelong openness) modelleri ile 'yeniden toplumsallaşma' (resocialization) olgusu birlikte değerlendirildiğinde, sürecin işleyişine dair aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Bir siyasal sistemde, toplumun genelinde kabul gören ve siyasal iktidarın meşruiyet zeminini oluşturan egemen kültür ile belirli demografik, coğrafi veya sosyoekonomik grupların benimsediği alt kültürler arasında karmaşık bir etkileşim bulunur. Geleneksel olarak 'tabiiyetçi (subject)' siyasal kültürün egemen olduğu bir ülkede, hızlı ekonomik kalkınma ve eğitim seviyesindeki artışa paralel olarak kentli orta sınıflar arasında 'katılımcı (participant)' bir siyasal alt kültür hızla güçlenmeye başlamıştır. Bu yeni alt kültür, siyasal sistemden sadece çıktı (hizmet ve güvenlik) beklemekle kalmayıp, girdi (politika belirleme ve karar alma) süreçlerine de aktif etki etme talebinde bulunmaktadır. Ancak devletin kurumsal yapısı ve karar alma mekanizmaları, bu katılım taleplerini karşılayacak esneklikten yoksundur.
Siyasal alt kültürler ile egemen kültür arasındaki ilişkiler ve meşruiyet kavramı dikkate alındığında, bu ülkenin siyasal sistemi hakkında yapılabilecek en geçerli teorik saptama aşağıdakilerden hangisidir?
Siyasal toplumsallaşma araçları, bireyin yaşam döngüsü boyunca farklı aşamalarda devreye girerek siyasal kültürün aktarılmasını sağlar. Bu süreçte bazı araçlar temel değerlerin duygusal düzeyde içselleştirilmesine (örtük toplumsallaşma) yardımcı olurken, bazıları ise rasyonel bir temelde somut siyasal bilgilerin ve ideolojik bakış açılarının kazanılmasında (açık toplumsallaşma) rol oynar. Buna göre, özellikle yetişkinlik döneminde bireyin siyasal tercihlerini netleştirmesinde, rasyonel bir dünya görüşü geliştirmesinde ve doğrudan siyasal katılım kanallarını öğrenmesinde en etkili olan "açık" toplumsallaşma aracı aşağıdakilerden hangisidir?
Gabriel Almond ve Sidney Verba'nın karşılaştırmalı siyasetin temel eserlerinden biri kabul edilen "The Civic Culture" (Sivil Kültür) çalışmalarında; demokratik istikrarın, vatandaşların siyasal sistemin hem "girdi" (input) hem de "çıktı" (output) süreçlerine yönelik geliştirdikleri farklı rollerin dengeli bir karışımıyla sağlandığı vurgulanmaktadır. Yazarlara göre, bir demokratik sistemin hem halkın taleplerine cevap verebilmesi hem de yönetme kapasitesini ve otoritesini koruyabilmesi için bu "karışık" yapının mevcudiyeti esastır.
Buna göre, Almond ve Verba'nın sivil kültür modelinde demokratik istikrarı sağlayan temel denge aşağıdakilerin hangisinde doğru tanımlanmıştır?
Toplum bilimciler tarafından yürütülen güncel bir alan araştırmasında, vatandaşların siyasi değerleri benimseme süreçleri incelenmiş ve şu çarpıcı sonuçlara ulaşılmıştır:
I. Bireylerin ilk çocukluk yıllarında çevrelerinden kopyaladıkları siyasi aidiyetler; çalışma hayatına katılma veya makroekonomik dalgalanmalar gibi yeni deneyimlerle tamamen yer değiştirebilmektedir.
II. Genellikle yukarıdan aşağıya (yetişkinden çocuğa) doğru gerçekleştiği varsayılan değer aktarımının, bazı durumlarda genç kuşakların kendi ebeveynlerinin siyasal tercihlerini dönüştürmesiyle aşağıdan yukarıya doğru da işleyebildiği saptanmıştır.
Söz konusu bulgular, siyasal toplumsallaşma süreci hakkında öncelikle aşağıdakilerden hangisini kanıtlamaktadır?
Gabriel Almond ve Sidney Verba'nın siyasal kültür sınıflandırmasında; bireylerin siyasal sistemin varlığından haberdar olduğu, hükümetin sunduğu hizmetleri ve aldığı kararları (çıktıları) takip ettiği ancak siyasal karar alma süreçlerine katılım (girdiler) konusunda kendilerini etkisiz gördükleri kültür tipi aşağıdakilerden hangisidir?
Kırsal bir bölgede, otoriteye itaatin ve geleneksel değerlerin vurgulandığı bir aile ortamında yetişen bir vatandaş; üniversite eğitimi için büyük bir kente yerleşmiş, mezuniyetinin ardından ise aktif olarak sendikal faaliyetlere katılmıştır. İlerleyen yıllarda bu kişinin siyasal olaylara yaklaşımı köklü bir biçimde değişmiş; eleştirel, katılımcı ve çoğulcu demokratik değerleri merkeze alan bir siyasal tutum geliştirmiştir.
Bu vatandaşın yaşadığı tutum değişikliği, siyaset bilimi literatüründeki kavramsal çerçeveler dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisiyle en doğru şekilde açıklanır?
Geleneksel siyaset bilimi yaklaşımları, bireyin siyasal sisteme entegrasyonunu genellikle tek yönlü ve yalnızca erken yaşlarda tamamlanan bir uyum süreci olarak ele alma eğilimindedir. Ancak güncel siyaset sosyolojisi araştırmaları; çocukluk evresinde aile içinde edinilen itaatkâr siyasal tutumların, üniversite yıllarında dâhil olunan sivil toplum örgütleri ve yetişkinlikteki mesleki sendika deneyimleriyle radikal bir biçimde dönüşebildiğini göstermektedir. Hatta birey, bu ikincil araçların etkisiyle mevcut siyasal düzene tamamen farklı bir ideolojik pencereden bakarak katılım gösterebilmektedir.
Buna göre, güncel araştırmaların siyasal toplumsallaşma sürecine ilişkin vurguladığı temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Bir ülkede merkezi yönetimin uygulamaya koyduğu radikal bir kamu politikası, toplumun farklı sosyokültürel bölgelerinde zıt tepkilerle karşılaşmıştır. Endüstrileşmiş büyük şehirlerde yaşayan vatandaşlar, sivil toplum kuruluşları aracılığıyla hızla örgütlenerek politikanın iptali için yasal yollara başvurmuş ve karar alma süreçlerine doğrudan etki etmeye çalışmıştır. Buna karşılık, geleneksel tarım ağlarının güçlü olduğu kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlar, ulusal siyasal merkezin kararlarına karşı bilinçli bir itiraz geliştirmemiş; bunun yerine yerel otorite figürlerinin yönlendirmesiyle hareket ederek ulusal otoriteye karşı tamamen kayıtsız (ilgisiz) bir tutum sergilemişlerdir.
Siyasal kültür kuramları ve sistem meşruiyeti bağlamında, bu ülkedeki alt kültürlerin durumu hakkında aşağıdaki yargılardan hangisi en kapsamlı ve doğru açıklamayı sunmaktadır?
Siyasal kültürün nesilden nesile aktarılmasını ve bireylerin siyasete ilişkin tutumlar geliştirmesini sağlayan etkileşimler bütünü, siyaset biliminde özel bir kavramla ifade edilir. Bir vatandaşın anayasal haklarını öğrenmesi, otorite figürleriyle ilişkisini düzenlemesi ve ideolojik tercihlerini belirlemesi sadece okullardaki resmi eğitimle gerçekleşmez. Birey, aile içindeki güç dağılımını gözlemleyerek, iş yerindeki sendikal faaliyetlere katılarak, akran gruplarında tartışarak ve medyayı takip ederek yaşamının her evresinde siyasal sisteme dair yeni algılar geliştirir.
Bu metinde anlatılan durum değerlendirildiğinde, siyasal toplumsallaşma kavramı ve özellikleriyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Modern siyaset sosyolojisi araştırmaları, vatandaşların devlete ve siyasal kurumlara yönelik inanç haritalarının durağan bir yapı arz etmediğini ortaya koymaktadır. Bir bireyin ilkokul yıllarında bayrak, marş veya siyasi lider gibi semboller üzerinden geliştirdiği duygusal bağlılık; üniversite yıllarında farklı ideolojik gruplarla temasla birlikte sorgulayıcı bir nitelik kazanabilmekte, meslek hayatına atılıp doğrudan bir vergi mükellefi olduğunda ise rasyonel bir çıkar ekseninde tamamen farklı bir siyasal tutuma evrilebilmektedir.
Bireyin yaşam eğrisindeki bu dönüşümleri temel alan analitik bir yaklaşım, siyasal toplumsallaşma süreci hakkında aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşmalıdır?
Siyaset biliminde, bir toplumun genelinde kabul gören ve siyasal sistemin işleyişine temel teşkil eden değerler bütününe "egemen siyasal kültür" denir. Buna karşılık; toplum içindeki belirli etnik, dinsel, bölgesel veya sınıfsal grupların, bu genel yapıdan farklılaşan kendilerine has siyasal tutum ve inanç kalıpları aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?
Siyasal süreçlere katılmak isteyen bir vatandaşın, 'Benim oyumun hiçbir etkisi yok, ne yaparsam yapayım siyasal sistemdeki kararları değiştirmem mümkün değil.' şeklinde bir kanaate sahip olması, Melvin Seeman'ın siyasal yabancılaşma tipolojisinde yer alan aşağıdaki boyutlardan hangisi ile ifade edilir?
Siyasal alt kültürlerin; toplumun genelinde kabul gören temel değerler, rejimin meşruiyet temelleri ve siyasal sistemin işleyiş kuralları (egemen kültür) ile derin bir uyumsuzluk içerisinde olduğu "parçalı siyasal kültür" yapılarında, toplumsal gruplar arası etkileşim genellikle çatışmacı bir seyir izler.
Bu tür bir siyasal kültür yapısına sahip olan bir ülkede, siyasal sistemin karşılaşabileceği en temel yapısal sorun aşağıdakilerden hangisidir?
Siyaset bilimci David Easton'ın sistem teorisi bağlamında geliştirdiği 'yaygın güven' (diffuse trust) ve 'özel güven' (specific trust) kavramları dikkate alındığında; bir vatandaşın siyasal rejime ve demokratik ilkelere olan temel sadakatini korumasına rağmen, mevcut siyasal aktörlerin toplumsal başarıya ulaşmak için kuralları sistematik olarak ihlal ettiğini ve etik dışı yolların hedeflere varmada 'tek çare' haline geldiğini düşünmesi, Melvin Seeman'ın yabancılaşma tipolojisindeki boyutlardan hangisi ile en doğrudan ilişkilidir?
Siyasal kültür incelemelerinde, bireylerin siyasal sisteme yönelik tutumları analiz edilirken sistemin farklı bileşenleri dikkate alınır. Bir vatandaşın; yasaların nasıl uygulandığından veya devlet bürokrasisinin nasıl işlediğinden ziyade, siyasi partilerin nasıl örgütlendiğine, sivil toplum kuruluşlarının taleplerini nasıl dile getirdiğine ve baskı gruplarının karar alıcıları nasıl etkilediğine odaklandığı tespit edilmiştir. İktidarın rızaya dayalı gerçek bir otorite olmasını ve meşruiyetini salt yasal metinlere uygunlukta değil, toplumsal taleplerin sisteme ne ölçüde yansıtılabildiğinde arayan bu vatandaş, demokratik sistemin işleyişine dair aktif bir tutum sergilemektedir.
Siyasal kültürün kavramsal çerçevesini oluşturan sistem nesneleri (öğeleri) bağlamında, söz konusu vatandaşın öncelikli olarak odaklandığı bileşen aşağıdakilerden hangisidir?
Siyasal sistemin işleyişine dair yapılan bir mülakatta bir katılımcı şu ifadeleri kullanmıştır: "Siyasette ya da kamuda bir yere gelmek istiyorsanız, liyakat ve kuralların pek bir önemi yoktur. Asıl önemli olan arkanızda güçlü bir 'tanıdığınızın' olması veya rüşvet gibi yollara sapmanızdır. Dürüst kalarak bu sistemde kurallara uygun şekilde başarılı olamazsınız."
Melvin Seeman’ın siyasal yabancılaşma tipolojisine göre, bu katılımcının ifadeleri aşağıdaki boyutlardan hangisinin tipik bir örneğidir?
Bir ülkede yapılan boylamsal (longitudinal) bir kamuoyu araştırmasında; bireylerin çocukluk çağında ebeveynlerinden devraldıkları siyasal sembol ve değerlerin, üniversite yıllarında karşılaşılan yeni ideolojik akımlarla değişime uğradığı; yetişkinlik ve orta yaş döneminde ise mesleki statü, üye olunan sivil toplum kuruluşları ve yaşanan ekonomik dalgalanmalara bağlı olarak tamamen farklı bir siyasal kimliğe evrildiği gözlemlenmiştir.
Bu araştırmanın bulguları, siyasal toplumsallaşma süreciyle ilgili aşağıdaki önermelerden hangisini doğrudan doğrular niteliktedir?