Kültür ve Toplumsallaşma
121 questions
Sosyolojik bir perspektifle; toplumun egemen değerleriyle temel bir çatışma yaşamayan ancak kendine özgü bir dil, sembol ve yaşam tarzı geliştiren gruplar 'alt kültür' olarak tanımlanır. Buna karşın, egemen kültürün normlarına bilinçli bir muhalefet sergileyen ve bu durumu bir toplumsal sapma boyutuyla yaşayan, yerleşik düzene meydan okuyan gruplar ise 'karşıt kültür' olarak adlandırılır. Buna göre; kendine has teknik terminolojisi ve etik kurallarıyla toplumun genelinden ayrışan 'yazılımcılar' ile 1960'lı yıllarda tüketim toplumunu reddederek ana akım yaşam tarzına karşı çıkan 'hippi' hareketi, sırasıyla aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanabilir?
Frankfurt Okulu düşünürleri Theodor Adorno ve Max Horkheimer tarafından geliştirilen "Kültür Endüstrisi" kuramı çerçevesinde; modern toplumda kültürel ürünlerin seri üretimi ve bu sürecin birey üzerindeki etkileri dikkate alındığında, kitle kültürünün temel özelliği olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir?
Eleştirel teori (Frankfurt Okulu) geleneği içerisinde Herbert Marcuse, kitle kültürünün bireyler üzerinde yarattığı denetim mekanizmalarını analiz ederken; reklamlar ve kitle iletişim araçları yoluyla bireylere dışarıdan dayatılan, gerçekte özgürleştirici olmayan ancak birey tarafından birer vazgeçilmez 'gereksinim' olarak içselleştirilen unsurları tanımlamak için aşağıdaki kavramlardan hangisini kullanmıştır?
William Ogburn’e göre toplumdaki maddi kültür ögeleri (teknoloji, mimari, araçlar), manevi kültür ögelerine (değerler, normlar, hukuk) göre çok daha hızlı bir değişim hızı sergiler. Bu iki öge arasındaki uyumsuzluk, toplumsal dengenin bozulmasına yol açar. Örneğin, şehirlerde modern dikey mimari yapıların ve rezidansların (maddi kültür) hızla inşa edilmesine karşın, bu yeni yaşam alanlarında gerekli olan ortak yaşam kültürü ve komşuluk hukuku kurallarının (manevi kültür) henüz aynı hızda gelişmemesi çeşitli sosyal çatışmalara neden olmaktadır.
Buna göre, parçada bahsedilen ve maddi kültür ile manevi kültür arasındaki bu değişim hızı farkından kaynaklanan toplumsal durum aşağıdakilerden hangisidir?
Dışişleri Bakanlığı tarafından Arjantin’e görevlendirilen bir diplomatın ailesinin, çocuklarının kültürel bağlarını korumak amacıyla evde sistemli bir şekilde Türkçe dersleri vermesi ve Türk tarihini anlatması; aynı zamanda ailenin zamanla Arjantinli komşularından yerel dans ve yemek kültürünü öğrenirken onlara da Türk kahvesi ve misafirperverliğini tanıtması durumları gözlemlenmiştir.
Bu parçada sözü edilen süreçler sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
Tıp teknolojisindeki hızlı gelişim sonucunda robotik cerrahi ve uzaktan tedavi sistemleri (maddi kültür) birçok sağlık merkezinde kullanılabilir hale gelmiştir. Ancak bu teknolojilerin kullanımı sırasında ortaya çıkabilecek malpraktis (tıbbi uygulama hatası) davalarındaki sorumluluk paylaşımına dair yasal mevzuatın ve dijital hasta verilerinin korunmasına yönelik etik kuralların (manevi kültür) henüz bu değişime uyum sağlayacak düzeyde olmaması çeşitli toplumsal sorunlara neden olmaktadır.
Buna göre, W. F. Ogburn'ün kuramsal çerçevesinden hareketle, maddi ve manevi kültür unsurları arasındaki bu uyumsuzluk aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir?
İnsanoğlu, diğer canlı türlerinin aksine, hayatta kalabilmek için gerekli olan karmaşık davranış kalıplarıyla donanmış olarak doğmaz. Bir birey; hangi dili konuşacağını, hangi toplumsal kurallara uyacağını veya çevresindeki nesnelere ne tür anlamlar yükleyeceğini içine doğduğu toplumsal çevrede, zaman içerisinde deneyimleyerek ve etkileşim kurarak kazanır.
Bu parçada dile getirilen durum, kültürün aşağıdaki özelliklerinden hangisini vurgulamaktadır?
Bir üniversite hastanesinde görev yapan tıp doktorlarının, kendi aralarında kullandıkları Latince ağırlıklı terminoloji, mesleki dayanışma ağları ve özgün etik kodlarıyla toplumun genelinden farklılaştığı ancak toplumun temel değerleriyle bir çatışma yaşamadığı görülmektedir. Buna karşın, aynı kentte yaşayan ve hiyerarşik devlet yapısını tamamen reddederek otoriteye karşı çıkan bir topluluğun, egemen kültürün mülkiyet ve otorite anlayışına kökten muhalefet ettiği izlenmiştir. Bu durumdaki tıp doktorları ve otorite karşıtı topluluk, sosyolojik olarak sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru tanımlanmıştır?
Antropolojik ve sosyolojik perspektiften bakıldığında kültür; sadece sanat veya edebiyat gibi estetik ürünlerden ibaret değildir; o, insanın hem fiziksel hem de toplumsal çevresine uyum sağlamasını kolaylaştıran bir "araçlar ve çözümler bütünüdür". Örneğin, bozkır kültüründe hayvancılığa dayalı bir yaşam biçiminin ve buna bağlı göçebe hukukunun gelişmesi, toplumun hayatta kalma ve düzen kurma çabasının bir sonucudur. Bu parçada kültürün aşağıdaki özelliklerinden hangisi üzerinde durulmaktadır?
Bir ülkede biyometrik ödeme sistemleri ve dijital kimlik doğrulama altyapıları (avuç içi, yüz tanıma vb.) kısa sürede ülke geneline yayılmış ve teknik kusursuzluk sağlanmıştır. Ancak sosyolojik araştırmalar; toplumun önemli bir kesiminin 'gözetlenme' ve 'mahremiyet' endişeleriyle bu sistemleri reddettiğini, geleneksel yöntemlerde ısrar ettiğini ve bu teknolojiye yönelik hukuki güvencelerin toplum nezdinde henüz içselleştirilmediğini göstermektedir.
Buna göre toplumda yeni sistemin kullanımını sınırlandıran bu durum, William Ogburn’ün yaklaşımı çerçevesinde aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanır ve temel nedeni nedir?
Bir sosyolojik araştırmada, farklı coğrafyalardan gelen ve hiçbir ortak geçmişi bulunmayan bireylerin mecburen bir araya gelerek kurduğu izole bir yerleşim yeri incelenmiştir. Başlangıçta asgari düzeyde bile iletişim kuramayan bu bireylerin; zaman içinde hayatta kalmak, kaynakları bölüşmek ve düzeni sağlamak adına ortak işaretler, adalet uygulamaları ve kendilerine has ritüeller icat ettikleri görülmüştür. Birkaç kuşak sonra bu yerleşimde, bireylerin köken toplumlarının doğrudan devamı olmayan ancak kendi içinde son derece tutarlı ve bütünleşmiş yeni bir anlam sisteminin kök saldığı saptanmıştır.
Bu durum, kültür kavramının aşağıdaki temel özelliklerinden hangisini en açık şekilde örneklendirmektedir?
Chicago Okulu düşünürlerinden Robert E. Park, farklı kültürel grupların bir araya gelmesiyle başlayan etkileşim sürecini aşamalı bir döngü (temas, rekabet, uyum ve nihai evre) olarak formüle etmiştir. Bu döngünün son evresinde gruplar arasındaki sınırlar tamamen ortadan kalkar; tabi konumdaki grup, egemen kültürün normlarını, tarihi hatıralarını ve tutumlarını öylesine derinden benimser ki artık bağımsız bir kimlik olarak ayırt edilemez hâle gelir. Sosyolojik olarak çeşitliliğin sona erip tek tipleşmenin gerçekleştiği bu son aşama, güç asimetrisinin bir sonucu olarak karşılıklı etkileşimin ötesine geçer.
Parçada özellikleri açıklanan ve farklılıkların egemen kimlik içinde tamamen erimesini ifade eden bu süreç, aşağıdakilerden hangisidir?
Akademik bir araştırma projesi kapsamında Kanada'ya yerleşen ve burada farklı bir etnik kökene mensup Alex ile evlenen Türk sosyolog Leyla'nın aile yaşantısında aşağıdaki durumlar gözlemlenmiştir:
I. Leyla ve Alex'in, kendi geleneksel mutfak kültürlerini bir araya getirerek her iki toplumun da damak tadına uyan, daha önce tatmadıkları yepyeni melez yemek tarifleri oluşturmaları.
II. Çiftin çocukları olan Arda'nın, aile büyükleriyle yapılan görüntülü konuşmalardaki beden dilini ve hitap şekillerini herhangi bir kural listesi olmaksızın, sadece izleyerek kendiliğinden günlük hayatına aktarması.
III. Arda'ya, Türk dilinin gramer yapısının ve yazım kurallarının özel eğitim materyalleri kullanılarak belirli bir program dâhilinde düzenli olarak öğretilmesi.
Bu parçada numaralanmış durumlara karşılık gelen sosyolojik kavramlar, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?
Farklı bir toplumsal yapıya kalıcı olarak geçiş yapan grupların, yeni karşılaştıkları norm, sembol ve davranış kalıplarını anlamlandıramamalarından doğan derin kaygı, yabancılaşma ve yönsüzlük hissi sosyolojik olarak belirli bir evreyi tanımlar. Dezavantajlı konumdaki bu grupların, söz konusu psikolojik ve sosyal sarsıntıyı aşabilmek adına zamanla kendi anadillerini, inanç pratiklerini ve özgün geleneklerini tamamen terk ederek, hiçbir karşılıklı kültürel alışverişte bulunmaksızın baskın toplumun değer yargılarını tek taraflı olarak içselleştirmeleri ve o kimlik içinde erimeleri ise farklı bir sosyolojik olgudur.
Bu parçada bahsedilen başlangıçtaki 'yönsüzlük evresi' ve ardından gelen 'tek taraflı erime süreci' sırasıyla aşağıdaki kavramların hangileriyle ifade edilir?
Kapitalist tüketim toplumlarında, başlangıçta egemen değerlere radikal bir biçimde karşı çıkan marjinal grupların ürettiği semboller, sokak tarzları veya müzik türleri zamanla büyük endüstriler tarafından keşfedilir. Bu isyankâr unsurlar; seri üretime sokulur, estetikleştirilir ve vitrinlerde yerini alır. Sonuç olarak, sisteme yönelik başkaldırı özü kaybolur ve geriye yalnızca geniş kitlelerin satın alabildiği zararsız bir moda nesnesi, standart bir "tarz" kalır.
Buna göre söz konusu süreç, kitle kültürünün (veya Frankfurt Okulu'nun kavramsallaştırmasıyla kültür endüstrisinin) aşağıdaki özelliklerinden hangisini en açık şekilde örneklendirmektedir?
Bir yerel yönetim, yöreye özgü ve yüzyıllardır usta-çırak ilişkisiyle aktarılan, her bir motifi dokuyanın kişisel öyküsünü ve inançlarını barındıran el dokuması halıcılığı canlandırmak amacıyla bir proje başlatır. Ancak projenin ilerleyen aşamalarında, artan turist talebini karşılamak ve maliyetleri düşürmek için ürünlerin standart kalıplarla fabrikasyon olarak üretilmesine karar verilir. Motifler, popüler dizilerdeki tarihi sembollere benzetilerek basitleştirilir ve bu halılar geniş kitlelere pazarlanan birer tüketim nesnesine dönüştürülür. Bu süreçte, yerel halkın kendi yaşam pratiklerinin organik bir parçası olan bu kültürel üretim biçimi, yalnızca satın alınabilir yapay bir nostalji objesi hâline gelir.
Sosyolojik kültür analizleri bağlamında, bu projenin sonucunda ortaya çıkan kültürel dönüşüm süreci aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilebilir?
W. F. Ogburn'e göre 'kültürel gecikme' (cultural lag); toplumun maddi kültür unsurlarında (bilim, teknoloji, üretim araçları) meydana gelen hızlı ve sürekli değişime, manevi kültür unsurlarının (hukuk, ahlak, inançlar, değerler) aynı hızda ayak uyduramaması sonucunda ortaya çıkan toplumsal uyumsuzluk ve denge kaybı durumudur. Ogburn, bu durumun modern toplumlarda birçok etik ve hukuki problemin temel kaynağı olduğunu savunur.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Ogburn'ün tanımladığı 'kültürel gecikme' olgusunu örneklendiren bir senaryodur?
Günümüz metropollerinde yürütülen bir sosyolojik araştırmada iki farklı yapı gözlemlenmiştir. Birinci grupta, yüksek katlı plazaların dış cephe temizliği ve bakımını yapan, kendi aralarında kapalı bir iletişim kodu geliştiren, mesleki dayanışma ritüellerine sahip olan ancak yasal ve ekonomik sistemin kurallarına tam uyum gösteren 'endüstriyel dağcılar' bulunmaktadır. İkinci grupta ise, dijital gözetim toplumuna radikal bir şekilde başkaldıran, teknolojik altyapıları tahrip etmeyi ideolojik bir görev sayan ve modern devletin mülkiyet normlarını açıkça ihlal eden siber-aktivistler yer almaktadır.
Bu iki grubun sosyolojik niteliği ve toplumsal yapıyla kurdukları ilişki bağlamında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Türkiye'de bir üniversitede görev yapan deniz biyoloğu Deniz, Norveçli meslektaşı Erik ile evlenerek Norveç'in bir sahil kasabasına yerleşmiştir. Yıllar içinde Deniz ve Erik, birbirlerinin mutfak alışkanlıklarından etkilenerek her iki ülkenin özelliklerini taşıyan, kendileri için yeni ve ortak bir sofra kültürü yaratmışlardır (I). Çiftin çocukları Ali kasabadaki ilkokula başladığında, Norveç tarihini ve resmi dil kurallarını okul müfredatına uygun, planlı bir şekilde öğrenmiştir (II). Aynı zamanda Ali, evde annesinin misafir ağırlama biçimini ve günlük konuşmalarını gözlemleyerek Türk misafirperverlik normlarını herhangi bir resmi eğitim almadan, doğal ortamında benimsemiştir (III).
Buna göre; metinde numaralandırılmış durumların ifade ettiği sosyolojik kavramlar aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?
Birleşmiş Milletler projesi kapsamında Kenya'ya atanan ziraat mühendisi Tarık, bölgedeki yerel bir kabilenin liderinin kızı olan çevre aktivisti Nia ile evlenerek kalıcı olarak oraya yerleşmiştir.
Buna göre parçada yer alan;
I. Tarık'ın, çocuklarına her akşam planlı bir şekilde Türk dilbilgisi kurallarını ve Türk halk masallarını öğretmesi,
II. Çocukların gündelik hayatta pazar yerinde ve sokakta diğer çocuklarla etkileşime girerek kabilenin bedensel iletişim tarzlarını doğal akışı içinde benimsemeleri,
III. Tarık ve Nia'nın zamanla kendi kültürlerinin ögelerini harmanlayarak, her iki tarafın kültüründen de izler taşıyan özgün bir hane kültürü oluşturmaları
süreçleri, sırasıyla aşağıdaki sosyolojik kavramlardan hangileriyle açıklanır?