Yoksulluk Türleri (Mutlak ve Göreli Yoksulluk)
14 questions
Toplumsal tabakalaşma ve eşitsizlik analizlerinde yoksulluk, farklı ölçütlere dayalı olarak tanımlanmaktadır.
I. Bireyin ya da hanehalkının biyolojik varlığını sürdürebilmesi için gereken asgari kalori miktarını ve temel barınma ihtiyaçlarını karşılayamaması durumudur.
II. Bireyin içinde yaşadığı toplumun genel refah düzeyinin ve ortalama yaşam standartlarının altında kalması durumudur.
Yukarıda verilen tanımlar, sırasıyla aşağıdaki yoksulluk türlerinden hangisine karşılık gelmektedir?
I. Bireyin biyolojik varlığını sürdürebilmesi için gerekli olan gıda ve barınma gibi asgari ihtiyaçlarını karşılayamamasıdır.
II. Toplumun genel refah düzeyi ve yaşam standartları temel alınarak belirlenen bir sınırın altında kalınmasıdır.
III. Bireyin içinde yaşadığı toplumdaki diğer kişilere kıyasla sosyal ve kültürel hayata katılımda mahrumiyet yaşamasıdır.
Yukarıdaki ifadelerden hangileri göreli yoksulluk kavramı kapsamında değerlendirilir?
Yoksulluk olgusunun sosyolojik analizi ve bu olgunun toplumsal tabakalama sistemiyle ilişkisi bağlamında;
I. Temel yaşam fonksiyonlarının idamesi için elzem olan asgari kalori miktarının ve barınma olanaklarının piyasa karşılığını bulamama durumu "mutlak yoksulluk" olarak tanımlanır.
II. Bireyin sosyal bütünleşmesini sağlayan standart yaşam kalıplarının altında kalması ve toplumdaki genel refah artışından pay alamaması "göreli yoksulluk" kapsamında değerlendirilir.
III. Yoksulluğu toplumsal rollerin ifası için gerekli kaynaklardan yoksunluk (göreli yoksunluk) olarak kavramsallaştıran Peter Townsend, bu olguyu sosyal dışlanma süreçleriyle ilişkilendirmiştir.
IV. Ekonomik büyümenin mutlak yoksulluk üzerinde azaltıcı bir etkisi olması beklense de, bu sürecin gelir dağılımındaki eşitsizlikleri derinleştirmesi göreli yoksulluk oranlarını artırabilir.
V. Göreli yoksulluk ölçütleri, az gelişmiş toplumların temel hayatta kalma mücadelesini açıklamak üzere kurgulanmış, zaman ve mekandan bağımsız evrensel bir sınırı temsil eder.
Yukarıda verilen değerlendirmelerden hangileri doğrudur?
Bir toplumda son on yıllık süreçte gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) ve kişi başına düşen milli gelirin istikrarlı şekilde arttığı, ancak aynı dönemde gelir dağılımındaki adaletsizliği gösteren Gini katsayısının da yükseldiği tespit edilmiştir. Bu sosyolojik veriler ışığında, toplumdaki yoksulluk türlerinin seyriyle ilgili yapılabilecek en isabetli değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?
Yoksulluk olgusu sosyolojik literatürde; bireyin biyolojik gereksinimlerini karşılayamaması veya içinde yaşadığı toplumun genel yaşam standartlarının gerisinde kalması durumlarına göre farklı kategorilere ayrılmaktadır.
I. Toplumdaki gelir dağılımı eşitsizliğinin bir yansıması olarak görülmesi
II. Bireyin fiziksel varlığını ve çalışma gücünü koruyabilmesi için gereken asgari harcama düzeyini temel alması
III. Bireyin toplumsal hayata katılımını ve kültürel etkinliklere erişimini kısıtlayan bir yoksunluk hali olarak tanımlanması
Yukarıdaki öncüllerden hangileri "göreli yoksulluk" kavramı ile doğrudan ilişkilidir?
Bir toplumda temel beslenme ve barınma olanaklarına erişimin yaygınlaşmasıyla hayatta kalma mücadelesinin azalmasına rağmen, düşük gelirli grupların toplumun genel yaşam standartlarına ve kültürel etkinliklerine uyum sağlayamamaktan kaynaklı mahrumiyet hislerinin arttığı gözlemlenmektedir.
Bu durumun sosyolojik analizi bağlamında;
I. Fiziksel varlığın sürdürülmesine dayalı mutlak yoksulluk riski azalmaktadır.
II. Toplumun genel refah düzeyine göre tanımlanan göreli yoksulluk olgusu önem kazanmaktadır.
III. Yoksulluk, biyolojik sınırların ötesinde toplumsal bir mesafe ve dışlanma sorunu olarak tezahür etmektedir.
yargılarından hangileri savunulabilir?
Yoksulluk literatüründe 'mutlak' ve 'göreli' yoksulluk ayrımı, toplumsal tabakalaşma ve eşitsizlik analizlerinde merkezi bir öneme sahiptir.
Buna göre;
I. Toplumun genel refah düzeyine ve ortalama yaşam standartlarına göre zamandan zamana değişkenlik göstermesi,
II. Bireyin toplumsal bütünleşmesini sağlayan sosyal ve kültürel faaliyetlerden mahrum kalmasıyla ilişkilendirilmesi,
III. Biyolojik varlığın devamı için gereken asgari kalori miktarının altına düşülmesiyle tanımlanması,
IV. Gelir dağılımındaki adaletsizlik ve toplumsal dışlanma olgularıyla doğrudan bağlantılı olması,
ifadelerinden hangileri 'göreli yoksulluk' kavramının kapsamı içerisinde yer alır?
Bir ülkede gerçekleştirilen sosyolojik saha araştırmasında şu bulgulara ulaşılmıştır:
I. Ülke genelinde nüfusun tamamı biyolojik varlığını sürdürebilmek için gerekli olan asgari kalori miktarına ve temel barınma olanaklarına erişim sağlamaktadır.
II. Toplumun belirli bir kesimi, içinde yaşadıkları grubun ortalama yaşam standartlarının gerisinde kaldığı için çocuklarını okul gezilerine gönderememekte ve sinema-tiyatro gibi kültürel faaliyetlere bütçe ayıramamaktadır.
III. Düşük gelirli ailelerin bireyleri, toplumda 'normal' olarak kabul edilen tüketim alışkanlıklarına uyum sağlayamadıkları için kendilerini toplumdan dışlanmış hissetmektedir.
Bu araştırma bulguları yoksulluk türleri açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Yoksulluk literatüründe yoksulluğun tanımlanma biçimine göre farklı teorik yaklaşımlar ve türler ortaya çıkmaktadır.
Bireyin biyolojik varlığını devam ettirebilmesi için gerekli olan asgari kalori miktarını karşılayamaması.
Bir bireyin ya da hanenin, içinde yaşadığı toplumun ortalama refah düzeyine kıyasla önemli ölçüde yoksunluk içinde olması.
Toplumda genel kabul gören yaşam tarzına ve sosyal ilişkilere katılımı engelleyen gelir yetersizliği.
Sadece temel yaşamsal ihtiyaçların karşılanmasına odaklanan, fiziksel hayatta kalma ölçütü.
Yukarıdaki ifadelerden hangileri göreli yoksulluk kavramının temel özelliklerini yansıtmaktadır?
Bir toplumda sosyal refah ve eşitsizlik düzeyini belirlemek amacıyla yapılan bir saha araştırmasında şu bulgular raporlanmıştır:
Toplumun bir kesiminin, biyolojik varlığını sürdürebilmesi için gerekli olan asgari gıda tüketim sınırının altında kaldığı tespit edilmiştir.
Nüfusun belirli bir grubunun, ülkedeki ortalama gelir düzeyinin yarısından daha az gelire sahip olduğu ve bu nedenle sosyal aktivitelere katılamadığı belirlenmiştir.
Bazı bireylerin, içinde yaşadıkları toplumun genel yaşam standartlarına ve tüketim kalıplarına uyum sağlayamadıkları için kendilerini dışlanmış hissettikleri gözlemlenmiştir.
Bu bulgulardan hangileri 'göreli yoksulluk' (relatif yoksulluk) kavramı kapsamında değerlendirilebilir?
Sosyolojik literatürde yoksulluk, sadece ekonomik bir yetersizlik olarak değil, aynı zamanda bireyin toplumsal yaşama katılım kapasitesi üzerinden de tanımlanmaktadır. Bu çerçevede yapılan "mutlak" ve "göreli" yoksulluk ayrımı, yoksulluğun ölçülmesinde kullanılan referans noktasına göre farklılık gösterir.
Buna göre;
Bireyin biyolojik varlığını devam ettirebilmesi için gerekli olan asgari kalori ve barınma ihtiyacını karşılayamaması,
Toplumun genel tüketim kalıplarının gerisinde kalınması ve kültürel faaliyetlere erişimin imkânsızlaşması,
Gelir düzeyinin, içinde yaşanılan toplumun ortalama refah seviyesinin belirli bir yüzdesinin altında kalması
ifadelerinden hangileri göreli yoksulluk kavramının temel analiz çerçevesini oluşturur?
Bir sosyoloji dergisinde yayımlanan "Metropol ve Çeperde Yoksulluk Pratikleri" başlıklı makalede iki farklı hane profili incelenmiştir:
* K hanesi: Haneye giren toplam gelir, bireylerin sağlıklı bir yaşam sürebilmeleri için almaları gereken asgari günlük kalori miktarını ve en temel barınma maliyetlerini dahi karşılayamamaktadır.
* L hanesi: Hane üyeleri temel gıda ve barınma ihtiyaçlarını karşılayabilmekte ancak yaşadıkları kentin ortalama gelir seviyesinin çok altında kaldıkları için tatile çıkamamakta, kültürel etkinliklere katılamamakta ve çocuklarının teknolojik eğitim materyallerine erişimini sağlayamamaktadır.
Bu profiller üzerinden yoksulluk türleri ve toplumsal yapıya ilişkin yapılan aşağıdaki sosyolojik çıkarımlardan hangileri doğrudur?
I. K hanesinin deneyimlediği durum, insan yaşamının biyolojik sürdürülebilirliğini merkeze alan ve toplumlara göre nispeten daha az değişkenlik gösteren mutlak yoksulluk kavramı ile açıklanır.
II. L hanesinin durumu, bireyin yalnızca ekonomik olarak değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal olarak da toplumun olağan yaşam pratiklerinden yalıtılmasına yol açan göreli yoksulluk olgusuna işaret etmektedir.
III. L hanesindeki gibi yoksulluk pratiklerinin varlığı, modern toplumlardaki toplumsal sınıf sisteminin tıpkı geleneksel kast veya zümre sistemleri gibi yasal olarak kapalı ve dikey hareketliliğe tamamen tıkalı bir tabakalaşma modeline dönüştüğünü gösterir.
Bir ülkenin sosyoekonomik yapısını inceleyen bir raporda şu verilere yer verilmiştir:
"Son on yıllık dönemde, en alt gelir dilimindeki hanelerin reel alım gücünde %20'lik bir artış gerçekleşmiş; bu kesimin yeterli beslenme, barınma ve ısınma gibi asgari fizyolojik gereksinimlerini karşılama kapasitesi belirgin biçimde iyileşmiştir. Buna karşın, aynı dönemde ülkedeki genel ekonomik büyüme ve ortalama gelir düzeyi %50 oranında artmış; internet erişimi, kültürel etkinliklere düzenli katılım ve tatil yapabilme gibi unsurlar toplumun çoğunluğu için standart bir yaşam biçimi hâline gelmiştir."
Bu rapora yansıyan toplumsal değişim temel alındığında yoksulluk türleri ile ilgili;
I. Bireylerin hayatta kalabilmeleri için gereken fizyolojik koşullardaki iyileşme, mutlak yoksulluk oranının azaldığına işaret etmektedir.
II. Alt gelir grubunun gelir artışının, toplumun genel refah artış hızının gerisinde kalması göreli yoksulluğun derinleştiğini göstermektedir.
III. Toplumdaki genel yaşam standartlarının ve tüketim kalıplarının değişmesi, mutlak yoksulluk sınırının sosyokültürel ihtiyaçları da kapsayacak biçimde genişlediğini kanıtlamaktadır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
Dijitalleşmenin hız kazandığı bir toplumda, devlet tarafından hayata geçirilen 'Evrensel Yaşam Desteği' programı sayesinde hiçbir vatandaşın barınma, beslenme ve giyinme gibi biyolojik hayatta kalma ihtiyaçlarında yetersizlik yaşamadığı tespit edilmiştir. Ancak aynı sosyolojik saha araştırmasında; yüksek hızlı internet erişimine ve akıllı cihazlara bütçe ayıramayan dar gelirli kesimlerin, tamamen dijital ortama taşınan eğitim, kamu hizmetleri ve yeni nesil istihdam ağlarından koptuğu, bu kopuşun da onları toplumsal yaşamın olağan akışından soyutladığı raporlanmıştır.
Bu tablonun yoksulluk ve tabakalaşma sosyolojisi bağlamında analiziyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?