Karar Verme Modelleri (Rasyonel, Artırımcı, Çöp Kutusu vb.)
20 questions
Charles Lindblom, kamu politikası analizinde rasyonel-kapsamlı yaklaşımı "Kök Yöntemi" (Root Method), artırımcı (inkremental) yaklaşımı ise "Dal Yöntemi" (Branch Method) olarak adlandırmıştır. Lindblom'un bu kavramsallaştırmasına göre, aşağıdakilerden hangisi "Kök Yöntemi"nin belirleyici özelliklerinden biridir?
Bir kamu kurumunda, yöneticilerin yetki ve sorumluluk sınırlarının sürekli değiştiği, personelin karar alma süreçlerine katılım düzeylerinin oldukça istikrarsız olduğu bir yapı söz konusudur. Kurumun üst kurulu, uzun süredir gündemi meşgul eden bir altyapı sorununu çözmek için toplanmış; ancak toplantı sonunda, tamamen farklı bir birimin elinde hazır bulunan ve yıllardır uygulanmak için uygun bir zemin bekleyen bir 'hizmet içi eğitim programı' paketi karara bağlanmıştır. Bu süreçte, belli bir problemin teşhis edilip ona uygun alternatiflerin geliştirilmesi yerine; halihazırda var olan bir çözümün, tesadüfen o anki toplantıda bulunan aktörlerin etkisiyle ve acil karar alma zorunluluğunun doğurduğu fırsat penceresinde herhangi bir probleme monte edildiği görülmüştür.
Bu senaryoda betimlenen ve amaç-araç ilişkisinin koptuğu, bağımsız akışların zaman ekseninde kesişerek kararları şekillendirdiği yapı, aşağıda temel özellikleri verilen karar verme yaklaşımlarından hangisiyle en iyi ifade edilir?
Bir kamu kurumunda yürütülen politika belirleme sürecinde; kararların sadece mevcut verilerin analiziyle değil, aynı zamanda karar vericilerin sezgileri, deneyimleri ve yaratıcılıkları gibi "rasyonel dışı" unsurların da sistematik olarak sürece dahil edilmesi hedeflenmektedir. Bu süreçte ayrıca, karar alma sisteminin kendi yapısını geliştirmeye yönelik "meta-politika" (politika yapımı üzerine politika) aşamasına da vurgu yapılmaktadır. Yehezkel Dror tarafından geliştirilen ve bu özellikleri taşıyan karar verme modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Graham Allison tarafından geliştirilen modellerden birine göre; kamu politikası kararları, merkezî bir karar vericinin rasyonel seçimlerinden ziyade, hükümet içerisinde farklı konumlarda bulunan ve farklı önceliklere sahip aktörler arasındaki pazarlıkların bir "bileşkesi" (resultant) olarak ortaya çıkar. "Nerede durduğunuz, nerede oturduğunuza bağlıdır" (Miles Yasası) ilkesiyle özdeşleşen bu yaklaşımda, politika süreci hiyerarşik bir komutadan çok oyuncular arasındaki güç mücadelesi ve etkileşimlerle açıklanır.
Bu parçada temel mantığı açıklanan karar verme modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu politikası analizinde, karar vericilerin tüm alternatifleri ve sonuçlarını kapsamlı bir şekilde incelemek yerine; mevcut politikaları temel alarak bunlar üzerinde sadece küçük, kademeli ve sınırlı değişiklikler yapmalarını öngören karar verme modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu politikası oluşturma sürecinde, karar vericinin tüm alternatifleri ve sonuçlarını değerlendirmesini öngören geleneksel bütüncül yaklaşımın yarattığı bilgi yükü ile mevcut politikaların yalnızca küçük eklemelerle sürdürülmesini savunan kademeli yaklaşımın vizyonsuzluğu arasında bir orta yol arayan; stratejik nitelikteki temel kararlar için geniş bir gözlem alanı, bu kararların uygulanmasına dönük operasyonel süreçler için ise derinlemesine inceleme yapılmasını öngören model aşağıdakilerden hangisidir?
Üniversiteler ve araştırma kurumları gibi hedeflerin muğlak olduğu, üretim teknolojisinin tam olarak anlaşılamadığı ve üyelerin sürece katılımının akışkanlık gösterdiği 'örgütlü anarşi' yapılarındaki karar süreçlerini açıklayan; kararların sorunlar, çözümler, katılımcılar ve seçim fırsatlarından oluşan dört bağımsız akışın rastlantısal bir şekilde bir araya gelmesiyle oluştuğunu savunan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Bir kamu kurumu, ülkenin enerji politikasını yeniden yapılandırırken iki aşamalı bir yöntem izlemektedir. İlk aşamada, temel yatırım alanlarını (nükleer, güneş, rüzgar vb.) belirlemek için geniş çaplı bir stratejik analiz yaparak genel yönelimleri saptamakta; ikinci aşamada ise seçilen bu alanlardaki mevcut tesislerin kapasite artırımı gibi rutin işlemlerde geçmiş verileri temel alan küçük düzeltmelerle yetinmektedir.
Amitai Etzioni tarafından rasyonel-kapsamlı modelin ütopik yapısı ile artırımcı modelin muhafazakar yapısını dengelemek amacıyla geliştirilen bu karar verme modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu politikası analizi literatüründe; rasyonel-kapsamlı modelin aşırı bilgi ve rasyonalite talebi ile artırımcı modelin mevcut statükoyu korumaya yönelik muhafazakâr yapısını eleştiren; karar verme sürecine sezgi, deneyim ve yaratıcılık gibi "akıl dışı" (extra-rational) unsurları entegre eden ve özellikle "politika yapımı üzerine politika yapımı" (meta-policy making) kavramını geliştiren yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu politikası analizinde 'Artırımcı Model' (İnkrementalizm) ile özdeşleşen Charles E. Lindblom, karar verme sürecinin aslında rasyonel bir mühendislik çalışması olmadığını; aksine toplumdaki farklı çıkar gruplarının ve siyasi aktörlerin birbirleriyle olan pazarlıkları, ikna çabaları ve karşılıklı tavizleri sonucunda şekillendiğini savunur. Lindblom'un, merkezî bir planlayıcının yokluğunda aktörlerin birbirlerinin çıkarlarını ve olası tepkilerini gözeterek ulaştıkları bu 'kendiliğinden koordinasyon' sürecini tanımlamak için kullandığı temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Karar vericinin; bilgi eksikliği, zaman darlığı ve bilişsel kapasite yetersizliği gibi kısıtlar altında, 'en iyi' (optimal) çözümü bulmak yerine asgari düzeyde 'tatmin edici' (satisficing) olan ilk uygun seçeneği kabul ettiğini savunan model aşağıdakilerden hangisidir?
Amitai Etzioni, kamu politikası analizinde artırımcı modelin (inkrementalizm) sadece teknik bir karar verme yöntemi olmadığını, aynı zamanda toplumsal statükoyu koruyan ideolojik bir boyutu bulunduğunu savunur. Etzioni'ye göre artırımcı model, doğası gereği 'muhafazakâr' bir eğilime sahiptir.
Aşağıdakilerden hangisi Etzioni'nin artırımcı modele yönelttiği bu 'muhafazakârlık' eleştirisinin temel dayanağını oluşturur?
Bir kamu kurumu bünyesinde yürütülen teknoloji dönüşüm projesinde; yöneticilerin amaçlar konusunda tam bir uzlaşıya varamadığı, personelin sürece düzensiz aralıklarla dahil olup ayrıldığı ve çözüm yollarının çoğu zaman mevcut problemlerden bağımsız olarak geliştirildiği tespit edilmiştir. Karar verme sürecindeki bu durumu; sorunlar, çözümler, katılımcılar ve seçim fırsatları arasındaki tesadüfi etkileşimle açıklayan model aşağıdakilerden hangisidir?
Graham Allison tarafından geliştirilen ve kamu politikası süreçlerini analiz eden modellerden birine göre; kararlar, rasyonel ve homojen bir aktör olan devletin bilinçli seçimlerinden ziyade, hükümeti oluşturan büyük kuruluşların (örneğin bakanlıklar veya emniyet teşkilatı) kendi iç dinamikleriyle ürettikleri birer 'çıktı' (output) niteliğindedir. Bu modelde karar vericiler, karşılaşılan sorunlara 'Standart İşleyiş Yöntemleri' (SOPs) ve yerleşik rutinler çerçevesinde, kurumun mevcut kapasitesiyle sınırlı çözümler üretirler.
Buna göre, parçada temel özellikleri açıklanan karar verme yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
Karar verme sürecinde 'rasyonel-kapsamlı model', bir politikanın doğruluğunu veya kalitesini, önceden belirlenmiş hedeflere ne kadar verimli ulaşıldığına (amaç-araç uygunluğu) dayandırır. Buna karşılık, Charles Lindblom’un savunduğu bir modelde; karmaşık toplumsal sorunlarda değer hiyerarşisi oluşturmanın imkânsızlığı nedeniyle, 'iyi bir politikanın' tek geçerli kanıtı, o politika üzerinde çeşitli karar vericilerin mutabık kalması (uzlaşması) olarak kabul edilir.
Buna göre, 'analitik rasyonalite' yerine 'politik uzlaşıyı' temel başarı kriteri olarak gören karar verme modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Charles Lindblom, kamu politikası analizinde rasyonel-kapsamlı modeli "Kök Yöntemi" (Root Method), artırımcı modeli (inkrementalizm) ise "Dal Yöntemi" (Branch Method) olarak adlandırmıştır. Lindblom'a göre, artırımcı modelde (Dal Yöntemi) karar alma sürecinin rasyonel modelden (Kök Yöntemi) en temel teorik ayrışma noktası olan "araç-amaç analizi" (means-ends analysis) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Amitai Etzioni tarafından geliştirilen "Karma Tarama Modeli" (Mixed-Scanning), rasyonel-kapsamlı modelin bilgi ve zaman kısıtları nedeniyle uygulanamaz olduğu, artırımcı modelin ise temel bir vizyondan yoksun şekilde "amaçsız sürüklenmeye" (drifting) yol açtığı eleştirisi üzerine inşa edilmiştir. Bu modelin temel mantığı çerçevesinde, makro (temel) ve mikro (artırımcı) kararlar arasındaki etkileşim süreci aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?
Bir Bölgesel Kalkınma Ajansı; bölgenin 10 yıllık ana stratejik vizyonunu ve yatırım önceliklerini belirlerken rasyonel-kapsamlı bir veri analizi yöntemini kullanmıştır. Bununla birlikte, bu ana stratejinin uygulama aşamasındaki yıllık faaliyet planlarını hazırlarken mevcut projelerden köklü bir kopuş yaşamak yerine küçük ve kontrollü değişikliklerle ilerlemeyi tercih etmiştir.
Bu kurumun karar alma sürecinde uyguladığı, 'temel kararlar' ile 'rutin kararlar' arasında ayrım yapan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu yönetiminde karar verme sürecini açıklayan yaklaşımlardan biri olan 'Sınırlı Rasyonellik' (Bounded Rationality) modelinde; rasyonel-kapsamlı modelin varsaydığı 'ekonomik insan' (homo economicus) yerine 'yönetimsel insan' (administrative man) kavramı merkezdedir.
Buna göre, Herbert Simon tarafından geliştirilen bu modelde, yönetimsel insanın karar verme sürecinde 'en iyiyi' (optimal) aramak yerine kendi beklentilerini karşılayan ilk 'yeterli' seçeneği tercih etmesini ifade eden temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Charles Lindblom tarafından geliştirilen artırımcı (incremental) modelde; kamu politikası sürecinde merkezi bir planlayıcı veya koordinatörün bulunmadığı bir ortamda, çok sayıda aktörün birbirlerinin tercihlerini, değerlerini ve olası tepkilerini dikkate alarak kendi kararlarını esnetmesi sonucunda ortaya çıkan "kendiliğinden eşgüdüm" mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?