Mali güce göre vergilendirme ilkesi kapsamında ödeme gücünün saptanmasında 'subjektif' (kişisel) yaklaşımın benimsenmesi durumunda, aşağıdakilerden hangisi bu doğrultuda bir uygulama olarak kabul edilir?
- AVergi yükünün mükellefler arasında kamu hizmetlerinden yararlanma oranına göre dağıtılması
- Vergi mükellefinin medeni durumu ve bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısının vergi yükü belirlenirken dikkate alınmasıAnswer
- CTüketim harcamaları üzerinden alınan dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payının artırılması
- DVerginin, mükellefin kişisel durumuna bakılmaksızın sadece elde edilen gelirin nominal büyüklüğüne göre hesaplanması
- EKamu giderlerini karşılamak amacıyla her vatandaştan gelirinden bağımsız olarak eşit miktarda maktu vergi alınması
Answer
Vergi mükellefinin medeni durumu ve bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısının vergi yükü belirlenirken dikkate alınması
Mali güce göre vergilendirme ilkesi, 1982 Anayasası'nın 73. maddesinde yer alan 'vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı' hedefinin temel aracıdır. Bu ilke kapsamında ödeme gücü saptanırken sadece gelirin miktarı gibi 'objektif' ölçütlere değil, mükellefin yaşam standardını etkileyen 'subjektif' (medeni durum, çocuk sayısı, sağlık giderleri vb.) unsurlara da bakılması gerekir. Mükellefin ailesine bakmak için harcadığı zorunlu kısımların vergi dışı bırakılması veya daha az vergilendirilmesi, gerçek ödeme gücünün tespitini sağlayarak dikey adalete hizmet eder.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Mali Güce Göre Vergilendirmede Subjektiflik