Gelişmekte olan bir ülkede, merkezi yönetim artan kamu harcamalarını finanse etmek için gelir ve kurumlar vergisi gibi dolaysız vergilerin oranlarını artırmak yerine farklı bir strateji izlemiştir. Bu kapsamda; bütçe açıkları merkez bankası kaynaklarına başvurularak (senyoraj) finanse edilmiş, mal ve hizmet fiyatlarının içine gizlenen geniş tabanlı dolaylı vergilerin payı artırılmış ve artan oranlı gelir vergisi tarifesindeki dilimler kasıtlı olarak enflasyon oranında güncellenmeyerek 'mali sürüklenme' (fiscal drag) yaratılmıştır. Bir süre sonra, ekonomide reel bir gelir artışı olmamasına rağmen, seçmenlerin yeni altyapı yatırımları ve sosyal transfer programları için politikacılara yönelttikleri taleplerde belirgin bir sıçrama olduğu gözlemlenmiştir.
Kamu Tercihi Okulu'nun analitik çerçevesi dikkate alındığında, uygulanan bu spesifik finansman politikalarının kamu harcamalarında yarattığı genişletici baskının teorik temeli aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?
- Mali İllüzyon Yaklaşımı: Parçalı ve şeffaf olmayan finansman yapısının seçmenin katlandığı marjinal maliyeti perdelemesi sonucu, vergi yükünün eksik algılanması ve aşırı kamu hizmeti talep edilmesiAnswer
- BSıçrama (Displacement) Etkisi: Enflasyonist şokların yarattığı kriz algısının, toplumun vergi tahammül sınırını yukarı çekerek daha yüksek oranlı harcamalara rıza göstermesine yol açması
- CBürokratik Bütçe Maksimizasyonu: Karmaşıklaşan vergi sisteminin yarattığı asimetrik bilgiyi kullanan bürokrasinin, kendi faydasını maksimize etmek için politikacıları yönlendirerek harcama programlarını genişletmesi
- DSürekli Artış (Wagner) Kanunu: Enflasyonist ortamda devletin piyasa başarısızlıklarını gidermek ve makroekonomik istikrarı sağlamak amacıyla üstlendiği düzenleyici fonksiyonların kaçınılmaz olarak artması
- EGörünüşte Artış Nedenleri: Paranın satın alma gücündeki düşüş nedeniyle kamu harcamalarının sadece nominal olarak artış eğilimi sergilemesi ve bu durumun seçmen tarafından reel bir hizmet artışı sanılması