Geleneksel maliye yaklaşımında kamu borçlanması esasen bütçe açıklarının finansmanı amacıyla yapılırken, modern yaklaşımda borç yönetimi makroekonomik istikrarı sağlamada aktif bir araç olarak kullanılmaktadır.
Makroekonomik istikrarsızlıkların (özellikle talep kökenli enflasyonun) belirginleştiği bir dönemde Hazine; bütçe açıklarını finanse etmek için Merkez Bankası kaynaklarına başvurmaktan veya ticari bankalara kısa vadeli bono satmaktan ısrarla kaçınmaktadır. Bunun yerine, piyasa faizlerinin yükselmesini göze alarak doğrudan banka dışı kesime (halk ve tasarruf sahibi kurumsal yatırımcılara) uzun vadeli devlet tahvili satma yoluna gitmektedir.
Borç yönetiminin makroekonomik fonksiyonları dikkate alındığında, Hazine'nin bu stratejik tercihinde güttüğü asıl amaç ve bu uygulamanın doğurabileceği en belirgin potansiyel risk aşağıdakilerin hangisinde birlikte ve doğru olarak verilmiştir?
- [Asıl Amaç] Piyasadaki satın alma gücünü emerek fiyat istikrarını desteklemek — [Potansiyel Risk] Faiz hadlerindeki yükseliş nedeniyle özel sektör yatırımlarında dışlama (crowding-out) etkisine yol açmakAnswer
- B[Asıl Amaç] Borcun paraya çevrilmesi (monetizasyon) mekanizmasını işleterek büyümeyi finanse etmek — [Potansiyel Risk] Parasal tabandaki genişleme nedeniyle enflasyon beklentilerini bozmak
- C[Asıl Amaç] Özel sektör borçlanma mantığıyla hareket edip maliyetlerde kar maksimizasyonu sağlamak — [Potansiyel Risk] Kamu harcamalarının sosyal faydasını ikinci plana itmek
- D[Asıl Amaç] Hazinenin anlık nakit sıkışıklığını çözerek dalgalı borç stokunu yönetmek — [Potansiyel Risk] Kısa vadeli nakit çıkışlarını artırarak borcun sürdürülebilirliğini zedelemek
- E[Asıl Amaç] Yapısal bütçe açıklarını salt konjonktürel bir dalgalanma olarak değerlendirip ertelemek — [Potansiyel Risk] Bütçe açıklarının temel nedenini çözümsüz bırakarak borç stokunu artırmak