Question

Difficulty: HardPost-Keynesyen Yaklaşımda Maliye Politikası

Post-Keynesyen iktisatçılar, paranın içsel (endojen) olduğu ve iktisadi aktörlerin 'mutlak belirsizlik' (fundamental uncertainty) altında karar aldığı bir kapitalist sistemde, Neoklasik Sentez'e dayalı Ortodoks Keynesyen IS-LM modelinin maliye politikası öngörülerini yapısal olarak yetersiz bulurlar. Bu bağlamda, Michal Kalecki'nin analizlerini de merkeze alan Post-Keynesyen yaklaşıma göre, kronik eksik istihdamı ve talep yetersizliğini aşmak için uygulanması gereken maliye politikasının temel odak noktası aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

  1. Marjinal tüketim eğilimi yüksek olan ücretli kesimin fonksiyonel gelir dağılımındaki payını artıracak kamu istihdam programları ve artan oranlı vergi politikalarının devreye sokulmasıAnswer
  2. B
    Para piyasasındaki dışlama (crowding-out) etkisini nötralize etmek amacıyla, kamu harcamalarındaki artışın mutlaka eşanlı bir dışsal para arzı genişlemesiyle finanse edilmesi
  3. C
    Yatırımcıların geleceğe dair risk algılarını azaltmak için kamu kesimi borçlanma gereğinin minimize edilmesi ve sermaye gelirleri üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi
  4. D
    Bütçe politikalarının temel amacının, bölüşüm ilişkilerine müdahale etmek yerine, piyasa başarısızlıklarını gidererek kaynak dağılımında Pareto etkinliğini sağlamak olarak belirlenmesi
  5. E
    Otomatik istikrar sağlayıcıların etkisinin zayıf olduğu durumlarda, iradi maliye politikalarından kaçınılarak yalnızca önceden belirlenmiş anayasal denk bütçe kurallarına uyulması

Answer

Post-Keynesyen yaklaşım, ekonomik durgunluğun aşılması için ücretli kesimin gelir dağılımındaki payını artıracak yeniden dağıtıcı kamu harcamaları ve artan oranlı vergileme politikalarını savunur.
Doğru seçenek, Post-Keynesyen iktisadın yapıtaşlarından olan Kaleckigil bölüşüm teorisini yansıtmaktadır. Post-Keynesyenlere göre kapitalist sistemde 'mutlak belirsizlik' nedeniyle yatırımlar istikrarsızdır. Sistemi krizden çıkaracak ve efektif talebi canlı tutacak kalıcı çözüm, milli gelirden elde edilen payın, marjinal tüketim eğilimi yüksek olan işçilere (ücretlilere) aktarılmasıdır. Bu da ancak artan oranlı vergiler ve kamu istihdam programları gibi doğrudan bölüşüme müdahale eden maliye politikaları ile mümkündür.

Step-by-Step Solution

1
Sorudaki kavramsal çerçeveyi (içsel para, mutlak belirsizlik, Kaleckigil analiz) ayrıştırmak.
Analizin Ortodoks Keynesyen IS-LM modelinden (dışsal para, faiz dengesi) kopuk, saf Post-Keynesyen teoriye ait olduğu tespit edilir.
Geleneksel ve modern ekoller arasındaki temel teorik ayrım noktalarını belirlemek.
2
Michal Kalecki ve Post-Keynesyenlerin makroekonomik istikrar için öngördükleri temel mekanizmayı hatırlamak.
Post-Keynesyenler, efektif talebin süreklliliğinin ancak fonksiyonel gelir dağılımının düzeltilmesiyle (ücretlerin payının artmasıyla) sağlanabileceğini savunur.
Mutlak belirsizlik altında yatırımcıların (sermayedarın) harcama eğilimi dalgalıdır, bu nedenle sistemi dengeleyecek olan kütle, marjinal tüketim eğilimi yüksek olan işçi sınıfının harcamalarıdır.
3
Seçenekleri bölüşüm ve efektif talep ekseninde değerlendirmek.
Yalnızca ücretliler lehine fonksiyonel gelir dağılımını artırmayı hedefleyen politika doğru yanıt olarak belirlenir.
Diğer seçenekler kaynak dağılımı (Neoklasik), IS-LM dışlama etkisi (Ortodoks Keynesyen), arz yönlü vergi indirimleri (Klasik) ve anayasal kuralları (Kamu Tercihi) temsil etmektedir.

Key Concept

Post-Keynesyen maliye politikasında fonksiyonel gelir dağılımı ve efektif talep ilişkisi
Rate this question