Question

Difficulty: HardKamu Giderlerinin Üretim Üzerindeki Etkileri

Bir ülkede atıl üretim kapasitesinin bulunduğu ve efektif talep yetersizliğinin yaşandığı bir konjonktürde, hükümet imalat sektörünü canlandırmak amacıyla iki farklı kamu harcaması politikası kurgulamıştır. Birinci politikada, marjinal tüketim eğilimi yüksek olan dar gelirli gruplara yönelik koşulsuz nakdi yardımların artırılması planlanmıştır. İkinci politikada ise, sanayi tesislerinin girdi maliyetlerini hafifletmek üzere doğrudan işletmelere yönelik spesifik fiyat sübvansiyonları uygulanması öngörülmüştür.

Kamu harcamalarının ekonomik etkileri teorisi çerçevesinde, söz konusu politikaların üretim hacmi ve yapısı üzerindeki yansımalarına ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  1. Birinci politika harcanabilir geliri yükseltip efektif talebi uyararak üretimi dolaylı olarak artırırken; ikinci politika işletmelerin üretim maliyetlerini düşürerek arz kararlarını doğrudan teşvik eder.Answer
  2. B
    Uygulamaların finansmanı için borçlanmaya gidilmesi durumunda, atıl kapasitenin varlığına bakılmaksızın artan kamu fon talebi, özel kesim yatırımlarını tam olarak dışlayarak (crowding-out) reel üretimi kesinlikle daraltır.
  3. C
    Ekonomide atıl kapasite bulunması nedeniyle her iki harcama türü de mal ve hizmet arzını anında artıramayacağından, kaçınılmaz olarak enflasyonist baskı yaratır ve reel üretim hacmi değişmez.
  4. D
    Birinci politika hanehalkına yapıldığı için Rozenberg sınıflandırmasına göre gerçek (reel) harcama niteliği taşıyıp üretimi doğrudan artırırken, ikinci politika gerçek olmayan bir aktarımdır.
  5. E
    Birinci politika kapsamında yapılan yardımlar devlet açısından bir karşılık (hizmet veya mal) gerektirmediğinden, milli gelir veya üretim düzeyi üzerinde herhangi bir çarpan etkisi veya canlanma yaratmaz.

Answer

Birinci politika harcanabilir geliri yükseltip efektif talebi uyararak üretimi dolaylı olarak artırırken; ikinci politika işletmelerin üretim maliyetlerini düşürerek arz kararlarını doğrudan teşvik eder.
Kamu harcamalarının üretim üzerindeki etkileri incelendiğinde; devletin sosyal transfer niteliğindeki harcamaları (birinci politika), bireylerin satın alma gücünü artırıp tüketim talebini canlandırarak üretim kararlarını dolaylı yoldan etkiler. Sübvansiyonlar (ikinci politika) ise üretici firmaların katlandığı maliyetleri aşağı çekerek doğrudan daha fazla üretim yapmalarını teşvik eder. Ayrıca ekonomide atıl kapasitenin bulunması, her iki politikanın da reel üretimi artırıcı yönde (dışlama etkisine veya aşırı enflasyona yol açmadan) başarılı olmasına imkan tanır.

Step-by-Step Solution

1
Atıl kapasite ve eksik istihdam koşullarının makroekonomik etkilerini belirle.
Bu koşullarda uygulanan genişletici politikaların tam dışlama (crowding-out) veya mutlak enflasyon yaratmak yerine reel üretimi artıracağı tespit edilir.
Sorudaki seçeneklerin elenmesi için temel ekonomik konjonktürün doğru yorumlanması şarttır.
2
Birinci politikanın (sosyal yardımlar) niteliğini ve etki mekanizmasını analiz et.
Sosyal transferlerin alt gelir gruplarının harcanabilir gelirini yükselterek efektif talebi artırdığı, bunun da üretimi dolaylı olarak uyardığı belirlenir.
Transfer harcamalarının üretim üzerindeki tüketim kanallı dolaylı etkisinin tanımlanması gerekir.
3
İkinci politikanın (sübvansiyonlar) niteliğini ve etki mekanizmasını analiz et.
Ekonomik transferlerin doğrudan üreticilerin katlandığı maliyetleri düşürerek arz kararlarını pozitif yönde ve doğrudan etkilediği sonucuna varılır.
Kamu harcamalarının üretim üzerindeki doğrudan etkisinin nasıl işlediğinin ortaya konulması gerekir.

Key Concept

Sosyal ve Ekonomik Transferlerin Üretim Üzerindeki Etki Mekanizmaları
Rate this question