Vergi Mahkemesi tarafından mükellef lehine verilen bir iptal kararı uyarınca vergi dairesince terkin edilen bir vergi borcunun, idarenin başvurusu üzerine üst mahkemece (Danıştay veya Bölge İdare Mahkemesi) bozulması ve sonucunda verginin tekrar tahakkuk etmesi durumunda; sayılı Vergi Usul Kanunu'nun . maddesi uyarınca gecikme faizi hesaplanmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Vergi mahkemesi kararının vergi dairesine tebliğ edildiği tarih ile üst mahkeme kararının vergi dairesine tebliğ edildiği tarih arasında kalan süre için gecikme faizi işletilmez.Answer
- BBozma kararı ile vergi borcu tekrar canlandığı için, dava açılmasından itibaren geçen tüm süreler için kesintisiz gecikme faizi hesaplanır.
- CÜst mahkeme kararı kesinleşmeden vergi dairesi herhangi bir tahakkuk işlemi yapamayacağı için gecikme faizi ancak kesinleşme tarihinden itibaren hesaplanır.
- DVergi borcu mahkeme kararıyla terkin edildiği anda tahsil zamanaşımı süresi tamamen dolar ve bozma kararı borcu tekrar canlandıramaz.
- EYürütmenin durdurulması kararı borcun aslına yönelik bir iptal hükmü içerdiğinden, bozma kararı sonrasında yalnızca gecikme zammı hesaplanabilir.
Answer
Vergi mahkemesi kararının vergi dairesine tebliğ edildiği tarih ile üst mahkeme kararının vergi dairesine tebliğ edildiği tarih arasında kalan süre için gecikme faizi işletilmez.
Doğru yanıt, sayılı Vergi Usul Kanunu'nun . maddesinin . fıkrasındaki açık hükme dayanmaktadır. Bu hükme göre; bir vergi mahkeme kararıyla terkin edilmişse ve daha sonra bu karar bir üst mahkeme (Danıştay veya BİM) tarafından bozulursa, verginin tekrar tahakkuk ettirilmesi aşamasında gecikme faizi hesaplanırken, ilk mahkeme kararının idareye tebliğ tarihi ile üst mahkeme kararının tebliğ tarihi arasında geçen süre hesaplamaya dahil edilmez.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Yargı Kararlarının Uygulanması ve Gecikme Faizi İstisnası
Estimated Time:2m 30s