Question

Difficulty: MediumMali Güce Göre Vergilendirme (Ödeme Gücü) İlkesi

1982 Anayasası’nın 73. maddesinde düzenlenen mali güce göre vergilendirme ilkesi bağlamında; ödeme gücünün bir göstergesi olarak kabul edilen 'harcamalar' (tüketim), sosyal adalet ve vergi adaletinin sağlanması bakımından aşağıdakilerden hangisi nedeniyle temel bir eleştiriye konu olmaktadır?

  1. Düşük gelirli grupların tüketim eğilimlerinin yüksek olması nedeniyle, harcama vergilerinin bu grupların geliri üzerinde oransal olarak daha ağır bir yük (regresif etki) oluşturmasıAnswer
  2. B
    Harcamaların, bireylerin kamu hizmetlerinden elde ettikleri marjinal faydayı ölçmekte yetersiz kalması
  3. C
    Tüketim üzerinden alınan vergilerin, Adam Smith'in 'uygunluk' ilkesi uyarınca mükellefe en zor gelen zamanda tahsil edilmesi
  4. D
    Harcama vergilerinde artan oranlı tarife dilimlerinin uygulanmasının teknik olarak imkansız olması nedeniyle vergi hasılatının düşük kalması
  5. E
    Harcama verilerinin, ülkenin toplam vergi gayretini ve kapasitesini belirlemede objektif bir veri sunmaması

Answer

Düşük gelirli grupların tüketim eğilimlerinin yüksek olması nedeniyle, harcama vergilerinin bu grupların geliri üzerinde oransal olarak daha ağır bir yük (regresif etki) oluşturması
Harcama vergileri (KDV, ÖTV vb.), vergi oranları açısından 'düz oranlı' gibi görünse de, mükellefin geliriyle kıyaslandığında 'regresif' (tersine artan oranlı) bir özellik taşır. Düşük gelirli bir mükellef gelirinin %90'ını harcayıp bu harcama üzerinden vergi öderken, yüksek gelirli bir mükellef gelirinin sadece %20'sini harcadığında, düşük gelirlinin ödediği verginin toplam gelirine oranı çok daha yüksek çıkmaktadır. Bu durum, Anayasa'nın 73. maddesinde hedeflenen sosyal adalet ve mali güce göre vergilendirme amacına aykırılık teşkil ettiği için eleştirilir.

Step-by-Step Solution

1
Harcamaların ödeme gücü göstergesi olarak analiz edilmesi
Harcamalar (tüketim), gelirin harcanan kısmını temsil eder ve ödeme gücünün dışsal/dolaylı bir göstergesidir.
Mali gücü ölçerken gelirin ne kadarının tüketime gittiği, bireyin ekonomik durumunu anlamak için kullanılır.
2
Gelir grupları arasındaki tüketim eğilimi farkının saptanması
Düşük gelirli bireyler gelirlerinin neredeyse tamamını (%90 - %100) temel ihtiyaçlar için harcarken, yüksek gelirli bireyler gelirlerinin çok daha küçük bir kısmını harcar.
Psikolojik kanun (Engel Kanunu) gereği gelir arttıkça tüketime ayrılan pay oransal olarak azalır.
3
Vergi yükünün gelir içindeki payının hesaplanması
Harcama vergisi fiyata dahil olduğundan, aynı ürünü alan herkes aynı vergiyi öder; bu da düşük gelirlinin gelirine oranla daha fazla vergi ödemesi (tersine artan oranlılık) demektir.
Sosyal adaletin sağlanması için verginin gelire oranı (yükü), ödeme gücü düştükçe azalmalıdır; ancak harcama vergilerinde durum tam tersidir.

Key Concept

Mali Güce Göre Vergilendirmede Harcama Göstergesinin Regresif Niteliği
Rate this question