Geleneksel kamu maliyesi yaklaşımları; bireylerin piyasada kendi çıkarlarını maksimize ederken, siyasal alana (seçmen, bürokrat veya siyasetçi olarak) geçtiklerinde "kamu yararı" adına özgecil (altruistic) davranacaklarını varsayan ikili bir insan doğası kurgulamaktadır. Kamu Tercihi Teorisi (Public Choice Theory) ise bu "metodolojik şizofreni" durumunu reddederek analizlerini farklı bir temel üzerine inşa eder.
Kamu Tercihi Teorisi'nin bu eleştirel duruşu ve analiz yöntemi dikkate alındığında, siyasal sürecin işleyişine dair temel metodolojik yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
- ASiyasal kararların, bireylerden bağımsız ve toplumun kolektif iradesini temsil eden organik bir yapı tarafından alındığı varsayımı
- Bireylerin piyasadaki rasyonel ve çıkar maksimizasyonu odaklı davranış kalıplarının siyasal alandaki aktörler için de geçerli olduğu varsayımıAnswer
- CKamu kesiminde kaynak tahsisinin, piyasa fiyat mekanizmasından tamamen farklı olarak sadece normatif değer yargılarına dayanması gerektiği varsayımı
- DSiyasal sürecin temel aktörlerinin, toplumsal refahı maksimize etmek amacıyla bireysel tercihlerini feda ettikleri varsayımı
- EDevletin, sınıflar arası çatışmayı yöneten ve üretim araçlarının mülkiyetine göre şekillenen yapısal bir kurum olduğu varsayımı
Answer
Bireylerin piyasadaki rasyonel ve çıkar maksimizasyonu odaklı davranış kalıplarının siyasal alandaki aktörler için de geçerli olduğu varsayımı
Kamu Tercihi Teorisi'nin temel taşı 'davranışsal simetri' ilkesidir. Bu ilkeye göre, bir birey süpermarkette alışveriş yaparken ne kadar rasyonel ve kendi çıkarını düşünen (homo economicus) biriyse, oy verirken veya bir kamu politikası belirlerken de aynı rasyonellik ve çıkar maksimizasyonu dürtüsüyle hareket eder. Metinde bahsedilen 'metodolojik şizofreni'nin reddi, bireyin davranışlarının piyasa ve siyaset arasında farklılaşmadığı varsayımına dayanır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Davranışsal Simetri ve Metodolojik Bireyselcilik