Osmanlı Devleti'nde bütçe hakkının anayasal bir çerçeveye kavuşması Kanun-i Esasi ile gerçekleşmiş olsa da, ilk dönemde bütçenin onaylanması ve uygulanması süreçlerinde Padişahın mutlak otoritesi belirleyici olmuştur. Ancak II. Meşrutiyet'in ilanı sonrası yılında yapılan anayasa değişiklikleriyle bütçe hakkı demokratik bir nitelik kazanarak güçlendirilmiştir. Buna göre, yılında Kanun-i Esasi'de yapılan bu değişikliklerin bütçe hakkının kullanımı açısından sağladığı en temel yenilik aşağıdakilerden hangisidir?
- Bakanlar kurulunun bütçe uygulamaları ve harcamalarından dolayı Padişah yerine Meclis-i Mebusan'a karşı sorumlu hale getirilmesiAnswer
- BBütçenin ilk kez "Mizân-ı Umûmî" adıyla hazırlanarak Takvim-i Vekayi'de kamuoyuna ilan edilmesi
- CVergilerin ancak kanunla konulabileceği ve herkesin mali gücüne göre vergi ödemesi ilkesinin ilk kez kabul edilmesi
- DBütçe denetimini meclis adına yürütmekle görevli olan Divan-ı Muhasebat'ın (Sayıştay) bir dış denetim organı olarak ilk kez kurulması
- EBütçenin yıllık olması ilkesinin benimsenerek saray giderlerinin bütçe kapsamına dahil edilmesinin ilk kez kararlaştırılması
Answer
Bakanlar kurulunun bütçe uygulamalarından dolayı Meclis-i Mebusan'a karşı sorumlu kılınması
Osmanlı Devleti'nde bütçe hakkının gelişimindeki en kritik dönemeçlerden biri olan anayasa değişiklikleri, bakanlar kurulunun (Heyet-i Vükela) Padişah yerine Meclis-i Mebusan'a karşı sorumlu olması kuralını getirmiştir. Bu sayede halkın temsilcileri, hükümetin bütçeyi nasıl kullandığını sorgulama ve denetleme yetkisini fiilen kullanabilir hale gelmiş, bütçe hakkı mutlak bir padişah yetkisinden parlamenter bir denetim aracına dönüşmüştür.
Step-by-Step Solution
Key Concept
1909 Kanun-i Esasi Değişiklikleri ve Siyasi Sorumluluk