İktisat tarihi üzerine yapılan kapsamlı bir çalışmada, yirminci yüzyılın ortalarında bazı ülkelerde gözlemlenen makroekonomik istikrarsızlıkların kökenleri incelenmiş ve şu tespite yer verilmiştir:
'Devletin sunduğu kamusal hizmetlerin finansmanı için vergilendirme yoluyla toplumdan çekilen kaynakların, milli gelirin dörtte birini aşan bir hacme ulaşması, ekonomik karar birimlerinin boş zamanı çalışmaya tercih etmesine ve tasarruf eğilimlerinin zayıflamasına yol açmıştır. Arz cephesindeki bu daralma, kamu kesiminin rijit harcama talebiyle kesiştiğinde, ekonomideki fiyatlar genel düzeyini kalıcı olarak yukarı iten yapısal bir dengesizliğe dönüşmüştür.'
Bu çalışmadaki tespitler, kamu giderlerinin artış dinamiklerini ve sınırlarını analiz eden aşağıdaki teorik yaklaşımlardan hangisinin temel hipotezini doğrudan doğrular niteliktedir?
- ASosyal krizler sonrasında toplumun vergi yüklenilebilirliğinin artarak kamu harcamalarını kalıcı olarak yeni bir platoya taşıdığını savunan Peacock ve Wiseman'ın sıçrama tezi
- BSanayileşme süreciyle karmaşıklaşan toplumsal ilişkilerin, devletin idari ve koruyucu fonksiyonlarını sürekli olarak genişleteceğini belirten Wagner Kanunu
- Vergi yükünün milli gelir içindeki payının belirli bir eşiği geçmesinin ardından, çalışma güdüsünün zayıflamasıyla enflasyonist sarmalın kaçınılmaz olacağını öne süren Colin Clark'ın kritik sınır yaklaşımıAnswer
- DEmek yoğun nitelikteki kamu hizmetlerinde verimlilik artışının yavaş olmasının, birim maliyetleri sürekli artırarak kamu kesimini şişirdiğini ifade eden Baumol Hastalığı
- EEkonomik kalkınmanın olgunluk evresinde refah devleti uygulamaları kapsamında sosyal transferlerin ve altyapı yatırımlarının artacağını iddia eden Musgrave-Rostow modeli