6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesinde düzenlenen 'mahsup' müessesesi ve Vergi Usul Kanunu hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; idarenin mükellefe iade etmesi gereken tutarları, mükellefin vergi borçlarına mahsup etme yetki ve yükümlülüğü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- İdare, mükellefe iade edilmesi gereken tutarları, mükellefin herhangi bir talebi olup olmadığına bakmaksızın, öncelikle tüm vergi dairelerine olan muaccel amme borçlarına mahsup etmekle yükümlüdür.Answer
- BMahsup işleminin re'sen gerçekleştirilebilmesi için mükellefin alacaklı olduğu vergi dairesi ile borçlu olduğu vergi dairesinin aynı il sınırları içerisinde bulunması şarttır.
- CMahsup işlemi yalnızca vergi asılları için uygulanabilir; gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezaları gibi fer'i alacaklar mahsup yoluyla sona erdirilemez.
- DMükellefin mahsup talebinde bulunması, borcun aslına karşı açılmış olan vergi davasında yürütmeyi kendiliğinden durdurarak gecikme zammı hesaplanmasına engel olur.
- EYargı kararı sonucunda mükellefe iade edilecek tutarların mahsup işlemine konu edilmesi yasaktır; bu tutarların herhangi bir kesinti yapılmadan mükellefe nakden ödenmesi gerekir.
Answer
İdare, mükellefin talebi olmasa dahi iade edilecek tutarları muaccel amme borçlarına öncelikle mahsup etmekle yükümlüdür.
Doğru ifade, idarenin mükellefe yapacağı iadeleri, mükellefin talebi bulunmasa dahi tüm vergi dairelerine olan ve vadesi gelmiş (muaccel) amme borçlarına öncelikle mahsup etmesi gerektiğini belirtir. Bu durum 6183 sayılı Kanun'un 23. maddesinde açıkça bir yükümlülük olarak düzenlenmiştir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
AATUHK Madde 23 uyarınca Mahsubun Zorunluluğu
Practice More
6183 sayılı Kanun'un 23. maddesindeki mahsup sırası ile 47. maddesindeki ödeme sırası arasındaki farkları inceleyiniz.
Estimated Time:3m 0s