Question

Difficulty: Very hardBütçe Dengesi, Açığı ve Fazlası Kavramları

Modern bütçe kuramında ve uluslararası mali istatistik standartlarında (GFSM), bütçe dengesi hesaplanırken işlemlerin ekonomik niteliği ile maliye politikasının sürdürülebilirliği arasındaki ilişki temel alınır. Bu çerçevede, özellikle borç stokunun yönetimi ve mali disiplinin tesisi amacıyla kullanılan "Program Tanımlı Bütçe Dengesi" ve "Kamu Kesimi Genel Dengesi" hesaplamalarında; "özelleştirme gelirleri" ile "net borç verme" kalemlerinin ele alınış biçimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Özelleştirme gelirleri, net servette bir artış yaratmadığı (varlık değişimi olduğu) gerekçesiyle bütçe geliri değil bir finansman kalemi olarak kabul edilirken; net borç verme işlemi kamu kaynaklarının kullanımı olduğu için harcama kalemleri arasında sınıflandırılır.Answer
  2. B
    Klasik maliye anlayışındaki 'tarafsız bütçe' ilkesi gereği, özelleştirme gelirleri olağan bütçe gelirleri içinde yer almalı; net borç verme ise sadece yatırım bütçesi kapsamında değerlendirilmelidir.
  3. C
    Program tanımlı denge hesaplamasında, özelleştirme gelirleri faiz dışı fazlayı artıran bir unsur olarak bütçe gelirlerine eklenirken; net borç verme kalemi faiz dışı giderlerin dışında tutulur.
  4. D
    Özelleştirme gelirleri kamu borç stokunu doğrudan azalttığı için 'birincil fazla' içinde yer alırken; net borç verme kalemi sadece merkezi yönetim bütçesi nakit dengesinde bir finansman açığı olarak gösterilir.
  5. E
    5018 sayılı Kanun uyarınca özelleştirme gelirleri genel bütçeye dâhil edilmediği için dengeyi etkilemez; net borç verme ise sadece 'özel bütçeli idareler' tarafından kullanılan bir ödenek türüdür.

Answer

Özelleştirme gelirlerinin finansman kalemi (varlık değişimi) olarak kabul edilmesi ve net borç vermenin bir harcama kalemi olarak sınıflandırılması gerektiğini belirten ifade doğrudur.
Modern kamu mali yönetiminde ve özellikle IMF destekli programlarda kullanılan 'Program Tanımlı Denge' hesaplamasında, özelleştirme gelirleri bütçenin yapısal gelirlerinden arındırılır. Çünkü özelleştirme, devletin mülkiyetindeki bir varlığı nakit varlığa dönüştürmesidir (varlık takası). Bu işlem toplam kamu servetini artırmaz, sadece formunu değiştirir. Bu nedenle 'çizgi altı' (finansman) kabul edilir. Öte yandan, 'Net Borç Verme' (borç verme eksi geri ödemeler), kamu kesiminin kaynaklarını belirli bir politika amacı doğrultusunda tahsis etmesidir ve borçlanma gereğini doğrudan artırdığı için harcama (çizgi üstü) olarak kabul edilerek bütçe dengesine negatif yansır.

Step-by-Step Solution

1
Bütçe dengesi bileşenlerini uluslararası standartlara (GFSM) göre analiz etme.
GFSM standartlarında işlemler 'Net Servet' üzerindeki etkisine göre sınıflandırılır.
Özelleştirme, bir kamu varlığının (hisse, bina vb.) nakde dönüşmesidir; bu bir gelir değil, varlık kompozisyonu değişimidir.
2
'Net Borç Verme' (Net Lending) kavramını değerlendirme.
Devletin politika amaçlı (örneğin KİT'lere veya sosyal amaçlı) verdiği borçlar, geri dönecek olsa bile bir kaynak kullanımıdır.
Bu tür işlemler kamu kesimi borçlanma gereğini (KKBG) artırdığı için 'çizgi üstü' harcama olarak dengeye (açığa) dâhil edilir.
3
Program Tanımlı Denge (Program Balance) farkını uygulama.
Mali disiplini ölçmek için özelleştirme gibi geçici ve yapısal olmayan gelirler sistemden arındırılır.
Özelleştirme gelirleri gelirlerden düşülürken, net borç verme giderlere eklenerek 'gerçek' birincil dengeye ulaşılır.

Key Concept

Program Tanımlı Bütçe Dengesi ve GFSM Sınıflandırması

Practice More

GFSM 2014 standartlarında 'Varlıkların ve Yükümlülüklerin Net Değişimi' konusuna göz atarak bütçe dengesinin bu yeni perspektifle nasıl yorumlandığını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 30s
Rate this question