A Devleti Savunma Bakanlığı, B Devleti'nde yerleşik özel bir teknoloji firması ile imzaladığı "gizli" ibareli bir sözleşme çerçevesinde, stratejik istihbarat toplama kapasitesine sahip gelişmiş bir gözetleme yazılımı satın almıştır. Sözleşme, özel hukuk hükümlerine tabi standart bir ticari alım-satım sözleşmesi olarak kurgulanmış; ancak yazılımın münhasıran A Devleti'nin milli güvenliğini sağlamak amacıyla kullanılacağı açıkça belirtilmiştir. A Devleti'nin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine, firma B Devleti mahkemelerinde alacak davası açmıştır.
Sınırlı (nisbi) yargı bağışıklığı teorisinin güncel uluslararası hukuktaki baskın uygulama kriterleri ve 2004 tarihli Devletlerin ve Mallarının Yargı Bağışıklığına İlişkin BM Sözleşmesi ilkeleri dikkate alındığında, B Devleti mahkemelerinin bu uyuşmazlıktaki yetkisi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- İşlemin niteliği (bir ticari alım-satım sözleşmesi olması) esas alındığında, işlemin nihai amacı (milli güvenlik) ne olursa olsun A Devleti'nin yargı bağışıklığından yararlanamayacağı kabul edilir.Answer
- Bİşlemin nihai amacı devletin egemenlik yetkisinin (milli güvenlik) bir parçası olduğu için, işlemin hukuk tekniği bakımından özel hukuk sözleşmesiyle yapılmasına bakılmaksızın mutlak bağışıklık tanınır.
- CDevletin egemenlik yetkisi (acta jure imperii) kapsamında değerlendirilen stratejik alımlarda, işlemin ticari niteliği bağışıklığın kaldırılması için yeterli bir hukuki gerekçe teşkil etmez.
- DModern uygulamada, devletin bir ticari sözleşmeye taraf olması durumunda yargı bağışıklığının kalkması için sözleşmede yargı yetkisinin açıkça kabul edildiğine dair bir klozun bulunması zorunludur.
- ESözleşmedeki 'gizli' ibaresi ve işlemin savunma sanayiine ilişkin olması, işlemin doğası gereği bir kamu hizmeti (jure imperii) sayılmasına yol açar ve yerel mahkemeler yargı yetkisini kullanamaz.