Question

Difficulty: HardDevletlerin Tek Taraflı İşlemleri

Uluslararası hukukta devletlerin tek taraflı irade beyanlarının (unilateral acts) hukuki niteliği, yorumlanması ve sona erdirilmesiyle ilgili Uluslararası Adalet Divanı (UAD) içtihatları ile Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 2006 tarihli Rehber İlkeleri çerçevesinde yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Tek taraflı bir irade beyanı, ancak beyanın yöneltildiği muhatap devletin bu iradeyi açık bir şekilde kabul etmesi (acceptance) durumunda beyanda bulunan devleti hukuken bağlar.
  2. B
    Beyandan doğan yükümlülüklerin kapsamı konusunda tereddüt yaşanması durumunda, devlet egemenliği lehine genişletici bir yorum (extensive interpretation) yapılması esastır.
  3. C
    Hukuki yükümlülük doğuran tek taraflı bir irade beyanı, muhatapların bu beyana güvenerek hareket edip etmediğine bakılmaksızın, her zaman keyfi bir kararla geri çekilebilir.
  4. Bir devletin tek taraflı irade beyanıyla üstlendiği yükümlülüğü keyfi olarak geri çekip çekemeyeceği belirlenirken; beyanın şartları, muhatapların beyana duyduğu güven ve koşullardaki temel değişiklikler dikkate alınır.Answer
  5. E
    Uluslararası hukukta tek taraflı işlemlerin geçerli bir hukuki sonuç doğurabilmesi için beyanın mutlaka yazılı bir belge şeklinde sunulması ve resmen tescil edilmesi zorunlu bir ön şarttır.

Answer

Bir devletin tek taraflı irade beyanıyla üstlendiği yükümlülüğü keyfi olarak geri çekip çekemeyeceği belirlenirken; beyanın şartları, muhatapların beyana duyduğu güven ve koşullardaki temel değişiklikler dikkate alınır.
Doğru olan ifade, devletlerin tek taraflı irade beyanlarından doğan yükümlülüklerini sona erdirirken 'keyfilik' yasağına tabi olduklarını ve bu keyfiliğin denetiminde beyanın şartları, muhatapların güveni ile koşul değişikliklerinin esas alındığını belirten seçenektir. Bu kural, Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 2006 tarihli Rehber İlkeleri'nde açıkça düzenlenmiş ve uluslararası hukukun temel prensiplerinden olan 'iyi niyet' (good faith) ilkesine dayandırılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Tek taraflı işlemlerin bağlayıcılık kriterlerini analiz et.
İrade beyanının hukuki sonuç doğurması için 'animus obligandi' (bağlanma niyeti) ve kamuoyuna açıklanmış olması yeterlidir; muhatabın rızası veya yazılı şekil şartı aranmaz.
UAD'nin 1974 Nükleer Denemeler Davası kararı bu prensibi belirlemiştir.
2
Yorumlama kurallarını değerlendir.
Devletin tek taraflı olarak bir yükümlülük altına girdiği durumlarda, şüphe varsa bu yükümlülük kısıtlayıcı/dar (restrictive) yorumlanmalıdır.
Devlet egemenliğinin sınırlandırılması varsayılan bir durum değildir; açık irade aranır.
3
Geri çekme (revocation) ve sona erme şartlarını incele.
Tek taraflı yükümlülükler keyfi (arbitrarily) olarak geri alınamaz.
Uluslararası hukukta iyi niyet (pacta sunt servanda benzeri) ve haklı güvenin korunması ilkesi esastır.
4
UHK 2006 Rehber İlkeleri'ndeki kriterleri uygula.
Geri çekmenin keyfi olup olmadığı; beyanın kendi içindeki hükümlere, muhatabın beyana güvenerek yaptığı işlemlere ve koşulların değişip değişmediğine (rebus sic stantibus) bakılarak belirlenir.
Rehber İlke 10, bu denetim mekanizmasını açıkça tanımlamıştır.

Key Concept

Tek Taraflı İşlemlerin Geri Çekilme (Revocation) ve Yorumlanma İlkeleri

Hints

1
Devletlerin tek taraflı irade beyanları (vaat, feragat vb.) antlaşmalar gibi iki taraflı rızaya dayanmaz; beyanda bulunanın niyeti asıldır.
2
UAD'nin 1974 tarihli Fransa'nın nükleer denemeleriyle ilgili kararında, devletin kamuya yaptığı vaatlerin bağlayıcılığı için şekil şartı aranmadığı vurgulanmıştır.
3
UHK'nın 2006 Rehber İlkeleri'ne göre, bir devletin vaadinden dönmesi (geri çekme) muhatapların 'haklı güveni' sarsılmadığı ve koşullarda temel bir değişiklik olduğu sürece mümkündür; ancak keyfiyet yasaktır.

Practice More

Devletlerin tek taraflı işlemlerinde 'animus obligandi' kavramının önemini vurgulayan Nükleer Denemeler Davası'nın (1974) gerekçelerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 30s
Rate this question