Uluslararası teâmül (yapılageliş) hukukunun kurucu unsurları, oluşum süreci ve devletler üzerindeki bağlayıcılığı dikkate alındığında, bu hukuk kaynağına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- Bir uygulamanın genel bir teâmül kuralı haline gelebilmesi için, uluslararası toplumun üyesi olan tüm devletlerin istisnasız bir şekilde bu uygulamayı gerçekleştirmesi şarttır.Answer
- BBir uygulamanın salt nezaket (comity) veya gelenek (usage) nedeniyle yapılması, hukuki zorunluluk inancı (opinio juris) taşımadığı sürece teâmül kuralı oluşturmaz.
- CBir kuralın teâmül kuralına dönüşebilmesi için mutlaka yüzyıllar geçmesi gerekmez; uygulamanın yaygın ve yeknesak olması şartıyla kısa sürede de oluşabilir.
- DSürekli itirazcı (persistent objector) doktrini, bir devletin kuralın oluşum aşamasından itibaren açıkça karşı çıkması durumunda o kuralın kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini ifade eder.
- EMaddi unsur olan devlet uygulaması; devletlerin fiili eylemlerinin yanı sıra diplomatik yazışmalarını, resmi açıklamalarını ve ulusal yargı kararlarını da kapsar.
Answer
Bir uygulamanın genel bir teâmül kuralı haline gelebilmesi için tüm devletlerin istisnasız katılımının şart olduğunu belirten ifade yanlıştır.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü uluslararası hukukta bir teâmül kuralının oluşması için uluslararası toplumun tamamının (evrensel düzeyde) uygulamaya katılması gerekmez. Uluslararası Adalet Divanı'nın içtihatlarına göre, uygulamanın 'yaygın ve temsil edici' olması ve özellikle de bu kuralın uygulanacağı alanda doğrudan menfaati bulunan devletlerin (örneğin deniz hukuku kuralları için kıyı devletlerinin) uygulamaya dahil olması yeterli kabul edilir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Uluslararası teâmül hukukunda yaygın ve temsil edici uygulama ilkesi
Estimated Time:1m 15s